Medya üzerinden büyük bir akıl kontrolü uygulanıyor. Ben de gözüme ilişenleri paylaşmak istiyorum.
Harry Potter serisinin başrol oyuncusu Daniel Radcliffe'in bir röportajını göstermekle başlamak doğru olur.
Videoda her şey çok açıkça anlatılmış güzeller. Bölünmüş kişilikler, farkına varışlar falan filan. Bunun komedi videosu olduğunu biliyorum, onlar zaten birçok şeyi şakaya vurarak anlatıyorlar. Bir de "Dan çok fantastik bir karakter" diyor. Bu aklıma Rihanna'nın bir röportajını getirdi.
Ayrıca haberde Rihanna ve Chris Brown'ın düet yaptıkları da söylenmiş. Chris Brown ve Rihanna ayrılmıştı çünkü Chris Brown, Rihanna'yı dövmüştü. Gerçekten de öyle mi olmuştu?
İsteyen de izlesin, istemeyen izlemesin. Ben açıklıcam zaten ayrıca altyazısı yok.
Rihanna verdiği röportajda aynen şunları söylüyor: "Chris'in gözleri kararmıştı, bomboştu sanki. İçinde ruhu yokmuş gibiydi, insan gibi değildi." Sanırım bundan cin bağlantısını anlamışsındır. Bu ünlülerin içinde cin oluyor sürekli bir kere. Bunu bir yazımda açıklayacağım, buna karar verdim. Sürekli geçiyor ve çoğu kişi bilmeyince "hadi lan kesme" gibisinden tepki verebilir. Bence hava hoş ama benim burada bu kadar konuşmamın tek amacı da sizlere bildiğim kadarıyla yol gösterici olmak.
Rihanna ve Chris Brown bilinçli olarak bir araya getirilmiş bir çiftti. Gerçekten de birbirlerini seviyorlardı. Rihanna röportajda şöyle diyor: "Biz birbirimize aşıktık ama her şey çok hızlı gelişti. Bu tehlikeli bir şey."
Baktılar ki bunların arası iyi, hemen aralarını kurdular. Sonra da olaylı bir şekilde ayırdılar. "Rihanna dayak yedi!" yahut "Rihanna, sen Robyn'sin güçlü olmalısın." gibisinden laflar ortalıkta fink atmaya başladı. Bu Rihanna için bir travmaydı. Travma öyle bir kere köleyi kırbaçlamakla olmuyor.
Sürekli, sürekli kötü olaylar. Ve sıradan şeyler değil. Bir avm'de 100 liran kaybolmuyor, tecavüze uğruyorsun, her cinsle ilişki kuruyorsun, aç-susuz bırakılıyorsun, karanlıkta uzun süre kalıyorsun, elektroşok yiyorsun, dayak yiyorsun, hipnoz ediliyorsun, seks kölesi olarak daha yüksekteki kişilere sunuluyorsun. Ve tüm bunlar olurken seni izleyen halka da 32 dişinle kocaman gülücükler atmak durumundasın. Bundan ala travma mı olur? Zaten şöyle bir söz var; geçmişin köleliği esaret, geleceğin köleliği robotluktur. Bu durumda, gelecek çoktan gelmiş anlaşılan.
Hemen ardından Rihanna tatile falan çıkmıştı. Sonra Chris Brown, Rihanna'ya pırlanta takılar mı almış, yok Rihanna ona geri mi dönmek istiyormuş. Herkes dedi ki acaba bu rihanna salak mı bu kadar dayak yedi iki hediyeye kandı falan. Halbuki Rihanna onu döven kişinin chris brown değil de cin olduğunun farkında.
Yine de medya manipülesini yapacak ve halka inişli çıkışlı bir magazin hayatı yaşatacak ya, işte o yüzden hemen şu iki klip piyasaya sürüldü: what's my name ve who's that chick. Hemen Rihanna ve Drake bir araya getirildi ama rihanna hala chris'i sevdiğini söylüyor. Şimdi ben bu kadar şeyi anlattım niye yani masalcı mıyım ben? Aslında burada görülmesi gereken bir nokta var. İşler aslında gösterildiği gibi değil. Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Rihanna üzerine destanlar yazabilirim ama zaten sürekli rihanna'yı anlatmaktan sıkıldım. Rihanna sadece anlatacaklarım için iyi bir örnekti. Yoksa anlat anlat kadını nereye kadar. Sanatçılar konusunda tek göz mek göz değil, akıl kontrolü ve medya manipülasyonu önemlidir. Bu kadar.
Ya bir de bir şey söylemek istiyorum, bir konudan çok rahatsızım. Mason olan ünlüler (tabii bunu diyen cahillerin deyimiyle 'illuminati olan ünlüler') sadece çok ünlü olanlarmış. Madonna, Rihanna ve Jay-Z masonmuş ama İlluminati, Sagopa Kajmer'i ne yapsınmış. Ya aklınızı ekmek ve de kibrit kutusu kadar peynirle yediniz ya da hayal dünyasında yaşayan küçük polyannacıklarsınız. Ya bu lafları da kullanmak istemiyorum, laf dedim bak söz değil. Bu adamlar hangi detayı atladı, hangi insan tarzına göre uygun birini çıkarmadı da Sagopa'yı bıraksın? Niye bıraksın? Hayır çok saçma da yani. Ayrıca Jay-Z'nin de dediği gibi, i'd get more in depth if you boys really real enough.
Akıl kontrolü demişken Miley Cyrus'a yapılan akıl kontrolüyle ilgili bir video var yukarıda kısa ve altyazı gömdüm içine. İzle bir sonra devam edelim.
Ellen da biliyor onun akıl kontrolü kölesi olduğunu ama sonuçta herkes bir program altında. Herkese akıl kontrolü uygulanıyor. Kim neyin doğru olduğunu savunuyor ki? O anda Miley'nin çocuk alteri/karakteri çıkıyor. Bazen ünlüleri rezil ediyorlar kasıtlı olarak. Travmanın bir parçası.
Saçlarını kestirdiği için büyük bir, nasıl der medyacılar, sansasyon oluşturdu. :)
Kesha yazısında da söylemiştim üstten bırakılmış yanları kazıtılmış saç uniseks saç modelidir. Hem erkek hem de kız karakteri var demektir. Akıl kontrolü işte. Google images'de 'miley cyrus hair 2012' diye aratırsan kıyafet tarzının da erkeksi olduğunu görürsün. Ya işte bu işler böyle, insanların hayatı alt-üst olsa da herkes bihaber.
Ayrıca yüzüne de bir ton botoks yaptırmış. İkinci bir Lindsay Lohan vakası görüyoruz sanırım.
Lindsay Lohan da yaptırdığı botoks üstüne botokslarla oldukça ilgi topladı. Zaten onun için alkolik demeyen kimse yoktur. Mk köleleri alkol, sigara ve uyuşturucu kölesi de olurlar çünkü bir çıkış ararlar. Böyle bir çıkış yok. Bu işlerden ancak kefeninle çıkarsın. Onlar da bunu bildiği için madem kaçamıyorum kısa süreli olsa da uzaklaşırım diyorlar. Neden ünlüler sıradan insanlardan daha keştir ki zaten? Paraları olduğu için mi? Yoksa köle oldukları ve kimsenin bir halt da bilmediği için mi?
Lindsay'nin güzel olduğu zamanları da bilirim. Kadınlar her zaman daha fazla kullanılıyor. Elitlere (niye de elit oluyorlarsa) fahişe gerekirdi. Bu insanlar da fahişe olarak sunuluyorlar. Sürekli fahişelik yapmak zorundalar, kliplerde fahişelik yapmak zorundalar, buna bir de dayanmak zorundalar. Buna dayanmak için de ayrıca bilinçli olarak da onlara uyuşturucu veriliyor. Botoks yaptırıyorlar çünkü yüz bozuluyor bir süre sonra.Yaptıkları neler neler var, ayinler de cabası diyelim.
Güzellik kraliçeleri otel odasında aşırı
dozdan ölü bulunur. Niye? Güzelsin, paran var, herkes seni seviyor. Sorun
ne ki? Bir düşünsene. Birisi demişti bir keresinde, 'onlar ne kadar
mutlu olsalar da hayatlarında hep bir şey eksik'. Doğrusu bu beni
güldürdü, çünkü hep derler maddiyat var maneviyat yok diye. Filozof
olmalarına gerek yok bu insanlar da düşünce kabiliyetli insan evladı.
Şarkı sözlerine bu gözle bak, özellikle de yabancı şarkılarda. Gerçekten
her akşam televizyon izleyen bir kitlesi var ki Türkiye'nin, halkın
%90'ını oluşturuyor. Ne denirse televizyonda onu biliyorlar. Televizyon lisanında konuşuyorlar. 'Teori' kelimesini biliyorlar ama 'sadist' ya da 'mazoşist' kelimesini bilmiyorlar. Ben hiç izlemiyorum, arada bir bakıyorum ne yem
atıyorlar diye.
Televizyon izleyen insanlarda bir garip haller var. Yani bunu test edip onayladım. 7'den 70'e herkes mi izler be. Acun'un programlarını izleyenler hele. Bilgin olsun diye söylüyorum özellikle Acun'un programları akıl kontrolü üzerine direkt. İnsanlar ölüyor ve ben o programda kimin sesi daha güzel seçsem ne kazanacağım? Koca bir hiç. Yurtdışında da aynı programlar var, zaten adı üzerinde 'program'. Akıl kontrolü programları. Dünyada büyük bir yozlaştırma var, nereye gidersen görürsün. En resmi kurumundan en cana yakın insanına. Ve işin kötü yanı bu yozlaştırmayı yapacak insan seni sevse bile yapar. Yapmak zorunda, tehdit ediliyor bir şekilde gözü korkutuluyor. Yine de ben derim ki Allah kimsenin başına vermesin, davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Miley'nin kızkardeşi Noah Cyrus da bir Monarşi kölesi. Kıyafetindeki fiyonk ve zincirlere, elindeki çizgili eldivene bak.
Bu işe ailecek bulaşanlar fazladır. Bunların babası da ünlü zaten aynı dizide oynuyorlardı Miley'le. Noah'nın gözündeki gözlükler BETA gözlükleri, cinsel programlama.
Sanki bunlar çok normal şeyler. Hello Kitty cinsel programlamanın ağababalarındandır. Bir vahşi çita deseni cinsel programlama, bir de hello kittyli pembik masum fahişe programlama var. İkisi de sex-kitten Monarşi kölelerinde bulunan programlardan. Kitten, kedicik demek.
Büyük gibi giydirmişler onu, çok mu normal bir elbise o yaştaki bir kız için? Sağdaki fotoğrafta 'şşş' işareti yapıyor. Program konusunda hiçbir şeyden bahsetmemeleri için susmaları öğütlenir. Zorla susturulurlar.
Yine şşş işareti kullanılmış. Willow Smith, Monarşi akıl kontrolüne maruz kalıyor. Smith ailesi de ailecek mason olanlardan.
Kendisinin internete yüklediği resimlerden birisi. "Bir daha asla konuşamam." yazıyor. Daha 10'lu yaşlarında bir çocuğun çizdiği resim bu olmamalı.
Farklı saçlar ve peruklar, farklı karakterlerdir.
Daha böyle neler neler var da, önemli olan bunlar kötü yolda deyip karşıya geçmek değildir. Aylık 5 bin lira maaş alsan ve onu kullanmasan sana mal denirdi değil mi? Allah sana sınırsız bir akıl vermiş, onu kullanmazsan ne denir sana peki?
İnşallah amacına ulaşmıştır söylediklerim. Bu tip şeyleri anlatırken de illuminati'ye inanmayanları yermek değil amacım. Umrumda olduklarını da söyleyemem. Dünyaya adam lazım, boş teneke değil. En çok sesi de boş teneke çıkarır bu da bir İngiliz atasözü olsun benden, beğenirim.
Kısacası tavsiyem televizyon denen melekyüzlü şeytanı izleme. Kapalı dursun köşesinde. Ha atabiliyorsan at, daha iyi. Bazıları da var ki kendisi izlemiyor ailesi izliyor, ya da sevdikleri her kimse işte. Üzücü çünkü anlayabiliyorum bunu. Uyar insanları, evindeki yapmasın. Yine de durmamak lazım. Hep söylemek lazım güzel bir dille. Çünkü bu şerefsizler hiçbir detayı atlamadan her alanda, en küçük bir şeyde bile hakimiyetlerini yaymaya çalışıyorlar. Hiç boş durmuyorlar. Biz Müslümanız, insanız, ne yapıyoruz ki? Herkes önce kendisinden başlamalı sorgulamaya. Ve sonunda görülecektir ki aslında bu hayatta en çok bildiğimiz şeyler, hiç bilmediğimiz şeylerin ta kendisidir.
Hadi görüşürüz. :)















