Beyonce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyonce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ocak 28, 2013

Beyonce - Sweet Dreams Analizi

Daha önce astral seyahat ile cinlerle iletişim kurduklarına dair bir yazı yazmıştım. Aynı konuyu bu klipte de görüyoruz. Konunun anlaşılır olması bakımından bu linkten önceki yazıyı okumanı öneririm. Zaten bütün konuların birbiriyle bağlantısı var ve hiçbir şey boş değil.
Beyonce'nin Sweet Dreams yani Tatlı Rüyalar isimli klibinde okültizm, akıl kontrolü ve cinlerin bağlantısı işlenmiş. Beyonce bu klibi çekerek kendi durumunu anlatmış. Bu şarkının ünlü olup da bizlere klibinin izletilmesi ise aynı durumu bizde de aksettirmek için yapılan bir hamledir.

Beyonce uyurken bir şeyden rahatsız oluyor. Cin onu rahatsız ediyor. Bu sadece cinin gelip bir insanı dürtüklemesi ya da ona vurması gibi bir şey değildir. Cinler cinsel bağlamda da rahatsızlık verirler. Bu sahne klibin ilk sahnesi, cinsel istismarı belli edecek şekilde yapmışlar.

Astral seyahata giriş buradan başlıyor. Görüntüyü bir ileriye bir geriye sarıyorlar. Geriye sarmak da masonik felsefede var olan şeylerdendir. Mesela tersten konuşabilmek gibi, şarkıların tersinde de mantıklı cümlelerin çıkması da yine bu öğretinin sonucudur. Geriye sarmaya başka bir örnek olarak bazı ayinlerin tersten yapılması verilebilir. Şeytan, Allah'a karşı geldiği için yapılması gerekeni değil tersini yapmış oldu. Bu yüzden öğretisine bunu da yerleştirdi. Zaten Satanizm'de de yasaklanmış ne varsa yapılması tek kuraldır. Böylece her şeyi tersten yapmış oluyorsun. Yani bir Satanist, bir Müslümanın tam zıttı işler yapar teknik olarak.


Beyonce'nin elbisesi siyah-beyaz parçalı. Yani ayrışım gerçekleşecek. Burada bir noktadan bahsetmek istiyorum, siyah-beyaz ayrımının akıl kontrolünde Alfa Programı seviyesine denk geldiğini daha önce de söylemiştim. Alfa'nın renkleri siyah-beyaz'dır. Genel kişilik ayrışımının seviyesidir. Tabi bu isimler rastgele seçilmemiş. İnsan vücudunda yayılan bazı dalgalar var. Kısaca değinip geçeceğim. Alfa dalgası da bunlardan biri. Yukarıda verdiğim dalgalar ortalama bir insanın Alfa dalgaları. Bunu ölçmek için elektroensefalogram yani kısaca EEG denilen bir cihaz var. Yani anlattığım tüm bu şeyler gerçek ve tıbba dayalı. Bir kısmı ise gizli, ancak gizli olması var olmadığı anlamına gelmiyor.



Aynı zamanda siyah-beyaz masonik öğretide iyi ve kötüyü simgeler. Bu sahnede bir ninni çalıyor. Bu ninni, hipnoza girmeden önce ritmik olarak köleyi etkilemek için yapılan bir ninni. Bazı korku filmlerinde de ninni kullanılır bolca. Mesela ben bir örnek vereyim, Insidious diye bir film var. Orada da akıl kontrolünün dibine vurdukları bir odaya girdiklerinde ninni çalıyor. Uzakdoğunun korku filmlerinde de hep ninni çalar. Bu akıl kontrolünün bir tetiğidir. O ninninin çalması korku dolu bir ortamda sanki hiçbir şey yokmuş gibi bir hava oluşturur. Ama aslında bu durumun daha da korkutucu bir hal almasını sağlar.

İşte Insidious filminde bahsettiğim o sahne. Ninninin çalmasıyla durum daha da garip bir hal alıyor. Oradaki adam da astral seyahat yoluyla o cinle bağlantı kurmaya çalışıyor. Bu sembolizmin aynı durumda her yerde kullanılması tabii ki tesadüf değil. Hem sonda gösterdiği kişinin gözbebekleri dik. Yani cin olduğunu göstermişler.

Beyonce'nin üzerinden uçan güvercin, onun ruhunu sembolize ediyor. Yani ruhu bedeninden çıkıyor. Solda vermiş olduğum resim Eski Mısır'a ait. Ba'nın yani ruhun vücuttan çıkışını temsil ediyor. Ba, bir kuş olarak tasvir edilirdi. Klipte de aynısı söz konusu. Ba, bir güvercin olarak gösterilmiş. Tıpkı resimdeki mumya gibi Beyonce yatıyor ve ba'sı bir güvercin gibi uçuyor.
Buradaki ruh, can değildir. Ruh ne kadar çıksa da ölüm gerçekleşmez. Yani yarı-ölüm kavramı vardır. İşte bu astral seyahattir. Ancak astral seyahat sanıldığı gibi ruhun bedenden çıkıp da istediği gibi dolanması değildir. Cinin hakimiyetine verilen ruh söz konusudur.

Yani uzun lafın kısası, cinin hakimiyetine girmek için yapılan bir takım şeylerdir bunlar. İnsanın vücudundaki bilinç durumu ortadan kaldırılır. Yarı uyku-yarı uyanıklık haline geçilir. İşte cinin hakimiyeti de bu noktadan sonra başlar. Ba'nın vücuttan soyutlanmasıyla astral seyahat dedikleri olay vuku bulur.



Beyonce'nin geldiği bu mekan ise rüyası. Beyonce çektiği acıdan dolayı bağırıyor ancak sesi gerçek hayatta duyulmuyor. Sadece bu mekanda, yani rüyada bağırabiliyor. Birçok kişi karabasan benzeri bir durumda çığlık attığını ancak sesinin duyulmadığını söyler. İşte bu durum tam da bu olayı anlatıyor aslında.

Ve farkettiysen, Beyonce artık beyaz değil siyah giyiniyor. Çünkü artık masum değil.



Görüntü yine tersten. Yani Beyonce şu anda tamamiyle rüyada. Arkaplanda da görüldüğü üzere bir gökkuşağı var. Yani gökkuşağının sonunda. Bilmeyenler için söyleyeyim, Monarşi akıl kontrolünde, kölelere hep gökkuşağının sonuna gitmesi öğütlenir. Çünkü çektikleri acılardan kurtulabilecekleri tek dertsiz yer orasıdır. Bu rüyada da bir nevi bu gerçekleşiyor. Beyonce, gökkuşağının sonuna doğru yol alıyor.

"Gökkuşağının sonuna gitmek" köleye, programcısı tarafından verilen bir komuttur. Bu komut Oz Büyücüsü Programında da yer almaktadır. Hatta Oz Büyücüsü filminde Dorothy'yi oynayan Judy Garland da "gökkuşağının sonunda bir yerlerde" isimli bir şarkıyı yine aynı filmde seslendirmiştir.



Bu sahnede Beyonce sırasıyla "turn the lights on!" yani "ışıkları açın!" diye bağırıyor. Ardından arkadaki iki dansçı görünüyor. Bu iki dansçı Beyonce'nin diğer alterlerini/karakterlerini temsil ediyor. Kölelerin birçok karakteri vardır ancak "ana 3 karakter"leri vardır ki bunların kişilikleri derinlemesinedir. Yani ana 3 karakterini göstermiş oluyor. O karakterlerin ise bekçisi olan cinler vardır. Cin beyne hükmedebilir ancak belli koşullar mevcutsa. Akıl kontrolü kölesiysen mesela. O karakterleri yöneten de cin olur artık.

Güneş Sembolizmi var. Güneş, tanrıyı simgeler. Ancak okültik öğretiye göre tanrı Allah değil, Baphomet'tir. Baphomet de Şeytan'dır. Yani tanrı olarak kabul ettikleri kişi Şeytan.
Ayrıca cin kelimesi ingilizcede demon'dır. Yunanca'dan gelmektedir ve aslı daimon'dır. Daimon aynı zamanda tanrı demektir. Buradan da cinleri ve şeytanı tanrı olarak gördüklerini anlamak mümkün.

Sonrasında ise (üstteki gife bakarsan bir daha görürsün) arkada güneşin olduğu yerden sağdan sola doğru beyaz bir at koşmaya başlıyor. Bu küçük ayrıntı sözlerle alakası olmayan yerde, hem de belli bile olmayacak bir şekilde neden oraya konulsun ki?

Beyaz at, Pegasus'tur. Pegasus, ruhun astral seyahatinde taşıyıcısı ve koruyucusudur. Yukarıdaki resimde de Pegasus var, ve gövdesinin altında bir gökkuşağı. Beyonce'nin klibindeki gibi bir gökkuşağıyla tasvir edilmiş olması da yine bir delildir sanıyorum. Ayrıca Jessie J analizinde de Jessie programa başladığında beyaz bir at gösteriliyordu.

Buradan sonra biraz da şarkı sözlerine bakalım.

Every night I rush to my bed
With hopes that maybe I'll get a chance to see you when I close my eyes
I'm going outta my head
Lost in a fairytale

Her gece aceleyle yatağıma giderim
Belki seni görürüm umuduyla gözlerimi kapadığımda
Kafamdan çıkıyorum
Bir peri masalında kayboldum




Beyonce'nin burada bahsettiği kafadan çıkma mevzusu şöyle açıklanıyor. Astral seyahatte vücudundan ayrılışın asıl merkezinin baş olduğu söylenir. Yani Beyonce'nin burada kafasından çıktığını söylemesi gayet yerinde bir tabir.





Bu bölgeye glabella adı verilir. Başın üst kısmında iki gözün ortasında burnun bittiği yerde bulunur glabella.

Ve yine ne tesadüftür ki üçüncü gözün açıldığı yer de tam burasıdır.

Üçüncü gözden biraz bahsetmek istiyorum. Yapılan meditasyon, yoga ve benzeri şeyler aslında astral seyahati sağlamak için yapılır. Ancak bunu evde öyle oturup lambaları kapatıp mumları yakarak yapamazsınız. Okültik öğretiyle üçüncü gözün açılması sağlanır. Bu da astral seyahat ile mümkündür. Astral seyahat için de bir cinle iletişim gerekir, sağlam iletişim için zaten masonlar kara büyü ritüelleri yapmaktadır.
Üçüncü gözün açılması aslında cinin görüşüne ortak olmak manasına gelir. Musallat olan cin, astral seyahat yapan insana kendisini bir tanrı olarak gösterir. Sonra bu insana yaşadıklarını gösterir. Hani hep denir ya "senin gözlerinden hayatı gördüm". Bu sözler Rihanna'nın Diamonds şarkısında da geçiyor. Cin kendi yaşadıklarını gösterir, insan da onu kendi hatıraları zanneder. Bu yüzden birçok kişi reenkarnasyona inanmaktadır. Bu çok önemli bir konu.

Cinlerin ömürleri bizimkinden uzun olduğu için çok eski zamanlardan anıları gösterebilir. Bu yüzden bu insanlar reenkarnasyonun gerçekliğine inanıyorlar. Aslında o kişinin bir cin olduğunu bilmiyorlar. Belki de cin ne demek onu bile bilmiyorlar. Kendi öz benlikleri zannediyorlar. Halbuki her şey büyük bir aldatmacanın sonucu.

Sözlere devam edelim.

Can you hold my hands and be my guide?
Clouds filled with stars cover your skies
And I hope it rains
You're the perfect lullaby
What kind of dream is this?

Ellerimi tutup rehberim olur musun?
Yıldızlarla dolu bulutlar senin göklerini kaplıyor
Ve umarım yağmur yağar
Sen kusursuz ninnisin
Ne tür bir rüya bu?

Rehberim olur musun dediği de, pegasus ile sembolize edildiğini anlattığım cin. Burada doğasal varlıkların da bir anlatımı var. Yine okültik bir inanış olan Güneş Mitolojisi var. Güneş mitolojisinde güneş, ay ve yıldızlar mühimdir. Zaten güneşe tapıyorlar ki güneş Şeytan'ı simgeliyor. Şarkıda "yıldızlarla dolu bulutlar"dan bahsetmiş. Yıldızlar, cinlere bir atıftır.

Şimdi burada sorulabilir ki "bu ne hep cin cin, o cini sembolize eder bu cini sembolize eder".  Ama zaten olay cinlerle alakalı. Şeytan bir cindi ve kendi ırkını üstünü gördü. Bu nedenle Hz Adem'e secde etmedi ve şimdi Ademoğlunu cehenneme sürüklemeye çalışıyor.


Dönelim konumuza... Alfa Seviyesindeki ninnilerden birisi de yukarıda videosunu verdiğim Twinkle Twinkle Little Star'dır. Orada da yıldızla tanışan bir baykuş var. O yıldız, cini temsil ediyor. İlk başta ona yaklaştığında biri ters biri düz duruyor. İkisi farklı dünyalardan çünkü. Ters olma durumundan yukarıda görüntüyü ters sardıklarında bahsetmiştim.

 Umarım yağmur yağar demesi de yine masonluktaki bir simgesel sözdür. Yani umarım beni hakimiyetine alırsın demek gibi bir şey oluyor.

Buradaki duruşu Leonardo da Vinci'nin meşhur çizimlerinden Vitruvius Adamı.


Resimde iç içe geçmiş bir daire ve bir karenin içinde duran bir adam vardır. Uzuvları ise bir açık, bir kapalıdır. Masonik öğretiyle yakından alakası olan bir resim bu. Masonluğun bir kere ana simgesi olan gönye ve pergel birer geometrik alettir. Yani anlaşılacağı üzere geometri masonlukta önemli. Aydınlanmanın bilim ve sanatlarda olduğu söylenir masonlukta. Bunun için inisiye olan masona bu öğreti verilir.

Bu resim de o öğretilerden birisi. Bu resmin yanındaki notlarda sıkça oranların kanunu ifadesine yer veriliyormuş. Oranların kanunu denilen şey, altın orandır. Altın oranın ne olduğunu açıklamayacağım, vikipedide bile var. Ancak kısaca şöyle söyleyeyim, Allah evreni bir düzene göre yarattı. Bütün ilimler ona ait, buna geometri de dahil. Onun ilminin üzerinden rant sağlanılmaya çalışılıyor. Bilindiği üzere şeytan denen kişi bir alimdi, bu ilimleri o zaman öğrenmişti. Sonrasında isyan edip kötü yolu tercih edince bu bilgileri kendi ilahlık ilanında sahte kanıt olarak öne sürdü.

Zaten masonlukta evreni yaratan ve düzenleyen farklı kişilerdir. Demiurgos evreni yarattı ancak Kainatın Ulu Mimarı onu düzene soktu denilmektedir. Hemen mealini vereyim, burada Demiurgos - Allah, mimar da şeytan oluyor. Aslında görmesini bilene şeytan bile ipucu veriyor, çünkü onun hilesi zayıftır.

altın oran
 Beyonce de bu masonluk öğretisine tabi olduğu için o da bunları öğrenmiş. Altın oranda, insan vücudu ve evren arasındaki benzerlik vardır. "Britannica Ansiklopedisi'ne göre Leonardo "insan vücudunun evrenin işleyişinin bir analojisi olduğunu" düşünüyordu. Bununla birlikte Leonardo'nun maddesel varlığı kare, ruhsal varlığı ise daire ile sembolize ettiği ve insanoğlunun iki yönünü çizimde bu şekilde ifade ettiği sanılmaktadır."

Kalın yazılmış kısmı ben yazmadım ama yazacak olsam aynısını yazardım çünkü masonik öğreti aynen bu yönde. Mesela maddesel varlık karedir, hatta platonik cisimlerden küp de dünyayı simgeler. Küp de aslen karelerden oluşur. Bu son bilgi Platon(Eflatun)'un Timaeus adlı eserinde geçiyor. Çünkü herkesçe tanınmış bu "aydın kişiler", felsefeciler, bilim adamları, sanatçılar vs. hepsi Illuminati'dendir.

sion tarikatının simgesi
Neden bunları alelade kişiler keşfedemiyor? Ben niye oturduğum yerden altın oranı keşfedemiyorum? Çünkü onlar da kendileri keşfetmemiş, masonlukta ilerledikçe öğrenmişler.

Örnek olsun diye Leonardo da Vinci'yi söyleyeceğim. Leonardo Da Vinci'nin; Fransa'nın, kuruluşu çok eskilere dayanan (1099 MS) Sion Tarikatı'na 1510-1519 yılları arasında üstatlık (Başkanlık) yaptığı bilinmektedir.

Zaten Sion Tarikatı da bir mason locasıdır, isim değişiklikleri fark yapmıyor. Adından amacı anlaşılıyor, Sion, bir dağdır. Bu dağın eteklerinde ise Vaadedilmiş Topraklar bulunur. Yani Yahudilerin Büyük İsrail'i kurmak istedikleri yer.

Hatta Leonardo'nun "Majiye Tapınma" diye bir tablosu var. Maji büyü demek. Sıradan bir insan maji nedir, nasıl tapılır ne bilsin?







Bu sahnede siyah ve beyaz ayrımının ayrı ayrı olarak başladığı görüyoruz. İlk olarak beyaz yani iyi Beyonce geliyor. Elinde tuttuğu da siyah-beyaz zebra deseni benzeri parçalı bir tül. Yanındaki iki siyah tül de yine kötü tarafı simgeliyor. Zaten klibin sahne arkası videosu var. Orada Beyonce, ruh benzeri bir görünüm yapmaya çalıştıklarını söylüyor.

Bu sahnede "turn the lights on" diyor, yani "ışıkları açın". Sonra görüntü geri sarılıyor. Yani ışıkların açılması gerçek hayata dönüş ve şu anda olduğu mekan gerçek hayatın tam tersi. O yüzden görüntü burada terse sarılıyor.

Yanındaki iki kişi Beyonce'nin diğer iki karakteri demiştim. Beyonce ellerini kaldırdığında yanındakiler de kaldırıyor.

Ayrıca bu görüntüyü yavaşça aldım ki siyah tüldeki gökkuşağı renklerini görün diye. Burası gökkuşağının sonu olduğu için burada bu renkler kullanılıyor. Anlaşılsın diye. Sonraki sahnelerde de aynı renkler kullanılmış ama onları da koymayayım, bu gifle yetinin.

Şimdi ise Beyonce siyah giyinmiş. Bu da kötü yanı. Yani ayrışım tamamen gerçekleşti. Yukarıya doğru bakıyor ve yüzüne ışık vuruyor. Çünkü masonlukta aydınlanıyor.

Sembolik 3 ana karakter gösteriliyor yine, 3 bölünmüş Beyonce alteri.

Yine 3 tane Beyonce gösteriyor, sonra yanındakiler değişiyor sonra yine Beyonce oluyor hepsi.
Yani hepsi aynı kişi. Sürekli bu ayrışım teması kullanılmış.

Arkada hipnoz döngüsü var. Bir akıl kontrolü ögesi daha. Adı üstünde hipnoz etmek için bir döngü ve bu döngü kölelere sonsuz gelir. Sanki içinde kayboluyormuş ve boğuluyormuş gibi.

Monarşi Akıl Kontrolünde en önemli tetiklerden birisi de aynalardır. Döngüdeyken Beyonce bir anda bir sürü aynanın arasına düşüyor.

Ve sonra her ayna sahnesinde olduğu gibi aynayı kırıyor. Çünkü karakterin meydana çıkması demektir aynanın kırılması.

Ayna kırılınca bu karakter meydana çıkıyor. Beyonce'nin her komuta itaat eden robot yönünü gösteriyor. Ayrıca robot gibi hareket ediyor.

Klibin son sahnesinde ise son kez "turn the lights out" yani "ışıkları kapatın" diye bağırıyor. Ve bunu derken de topuklarını birbirine doğru vurur gibi yaklaştırıyor. Program sona eriyor.

Aynısı Oz Büyücüsü filminde de vardır. Oz Büyücüsü, akıl kontrolünün köklü programlamalarından biridir. Öylesine basitçe çekilmiş film değil yani. Dorothy bu sahnede eve dönmek istiyordu. İyi cadı da ona topuklarını birbirine vurmasını ve bir cümleyi tekrar etmesini söylüyordu. Sonra Dorothy gerçekten de evine dönüyordu.

Bunlar köle için birer tetiktir. Dorothy'nin tekrarladığı cümle "ev gibisi yoktur"du. Beyonce'nin tekrarladığı cümle ise "ışıkları açın/kapatın" oluyordu. Topukları birbirine vurması da Beyonce'nin, Oz Büyücüsü Programlamasında olduğunu gösterir.

Sözlere son kez bakalım.

You can be a sweet dream or a beautiful nightmare
Either way I, don't wanna wake up from you
 Tatlı bir rüya ya da güzel bir kabus olabilirsin
İki türlü de senden uyanmak istemiyorum

Burada Beyonce cinden bahsediyor. Kötü de olsa iyi de olsa ona "tatlı" veya "güzel" diyecek. Çünkü onu bir kere efendisi olarak belirlemiş. Ondan uyanmak istemiyor.

My guilty pleasure I ain't goin nowhere
Baby, long as you're here
I'll be floating on air cause you're my, you're my...
Benim suçluluk hissettiren zevkim, hiçbir yere gitmiyorum
Bebeğim sen burada olduğun sürece
Havada süzülüyor olacağım çünkü sen benim...

"Suçluluk hissettiren zevk" demiş çünkü cinin onu istismar etmesi ona bu iki duyguyu da tattırıyor. İçten içe bunun kötü bir şey olduğunu bilse de karşı çıkamıyor çünkü aklı kontrol edilen bir köle. Cin, ona efendi olarak lanse ediliyor. O da ona bir bağ hissediyor.
Havada süzüldüğünü söylemesi bana ilk başta yataktaki havalanmasını hatırlattı. Çünkü bu cinin hakimiyetini simgeliyor. Yani burada olduğu sürece Beyonce onun kölesi.

---

Bu klipte ALFA ve TETA seviyeleri kullanılmış. ALFA kişilik bölünmesi, TETA da psişik programlamadır. Yani TETA ile astral seyahat ve cinlerle iletişim sağlanır. Tüm bu telepati, durugörü vs. mevzuları TETA seviyesindedir. Satanik kanbağından gelenlerde TETA Programlaması daha çok görülür çünkü onlar bu işe daha yatkındırlar. Almanya'daki toplama kamplarındaki deneyler sonucu genetik ile bu tip yeteneklerin aktarılabildiği sonucuna ulaşılmış.

Beyonce'nin Get Me Bodied klibine yaptığım analizde de Beyonce'nin kanla yaptığı anlaşmanın tarihi doğumgünü olarak gösteriliyordu. Yani Beyonce bu ortama doğdu. O da satanik kanbağından gelen ailelerden birine mensup. Ailesinden dolayı bu işin içinde.

---



En son olarak ise Beyonce'nin bu şarkısındaki gizli mesajın bir videosunu hazırladım sizlere. Şarkılar biliyorsunuz ki ters çevrildiğinde mantıklı ifadeler içerebiliyor.

Yukarıda çoğu kez söylediğim gibi tersten konuşmak satanik bir öğretidir. Bunu Aleister Crowley de söyler, hatta buna "Şeytan'ın Dili" der. O nedenle ters ifadeler genellikle satanik olur. Ancak tabi farklı amaçlar için de kullanılabilir. Ameller niyetlere göredir deyip kapatalım.


Sonuç Olarak

Umarım anlaşılır bir yazı olmuştur. Belki bazen ben anlatamıyorumdur, o yüzden bazı şeyleri anlamıyorsunuzdur. Anlasaydınız inanırdınız birçok şeye çünkü. Sert bir dille konuştuğum kanısının aksine gerçekleri söylediğim için sertmiş gibi geliyor. Uykudaki insana ninniden başka her şey ağır ve kaba gelir. Oysaki belki de dünyadaki en duyulası şeyi anlatıyordur anlatan.

Neyse, ben buradayım anlatmaya devam edeceğim. Anlaşabiliriz.
Herkese iyi ve kazançlı bir ömür diliyorum.

Cuma, Ekim 12, 2012

Beyonce - Get Me Bodied Analiz

Merhabalar. Birazdan Beyonce'nin 2006 yapımı, izleyince karışıklığıyla mide bulandıran masonik, okültik, satanik içerikli klibini analiz edeceğim. Okumak isteyebilirsin. O zaman bir an önce başlayayım.

Klibin ilk sahnesi kanla başlıyor. Anladığın üzere ruj kanı temsil eder. Ruj, Orta Çağda kilise tarafından yasaklanmış ve Şeytan'ın cisimleşmiş hali olarak ilan edilmişti.

Beyonce, rujla "9.4.81" altına da "doğumgünü" yazıyor. Hani kanla imza atmak geçer ya hep masonlukta, işte kanıyla(ruj) imza atıyor beyonce. Attığı tarih doğumgünü çünkü doğduğu gün girdi bu işin içine. Ayna da akıl kontrolünün ögelerindendir. Oluştuğun karakter orada görünür. Beyonce de o aynadaki kişi oluyor, yani kanıyla attığı imzaya sadık bir köle.

Beyonce ve kızkardeşi Solange masonik hareket yapıyorlar.
Aileden gelen masonluktan bahsetmiştim, çoğunlukla Yahudi ailelerde olur bu. Aileden gelme masonlukla bir-iki örnek için buraya bakabilirsin. Korkma virüs atmıyorum. :)

 Beyonce'nin küpesindeki sembol ouroboros. Ouroboros, kendi kuyruğunu yutan bir yılan ya da ejderha olarak tasvir edilir. Çok eski bir semboldür, simya yılanı olarak da geçer. Simya deyince şöyle bir şüphelen duyduklarından ve satanik bir şeyler ara. Mesela bir kitap var simyacı diye, siyah-beyazlar, bilgeler, piramitler falan geçiyordu. Orada da bir gencin ruhsal gelişim süreci anlatılıyordu. Sözüm ona tüm bu şeyler de ruhu en üst tabakaya ulaştırmak için yapılır. O en üst tabaka da kimin tabakası? Şeytan'ın. Şeytan kibirli olduğunu göre kovulmuşluğunu da yüksek bir şey görüyor olmalı. Neyse şimdi bırakalım şeytanı da sembolümüze geçelim.

Kurban verilerek kazanılacak yeni yaşamı simgeleyen satanik bir sembol ouroboros. Yılan, cini temsil ettiğine göre ben bundan şöyle bir anlam çıkarabilirim. Bu bir döngü ise, zaten var olan yaşama bir yeni yaşamla tekrar hayat verilmesidir bu sembol. İnsanın varolduğu yaşama bir de cin katılarak aynı bedende iki ruhun yaşaması. Cine yeni bir hayat verilmiş oluyor değil mi? Hem metafizik bağlamda yaşıyordu, ona verilen yeni hayatta da madde dünyasına gelip ikinci bir hayat yaşıyor oldu.

Zaten insanlara değil cinlere ayrıcalıklar tanınıyor. Ne sandın şeytan tabii ki kendi soyuna kıyak geçecekti, adam babanı sevmiyor seni mi sevecek? Böyle şeyleri gerçekçi düşünmek lazım. Artık şeytanın varlığına ya sözen inanıyor insanlar, ya da hiç inanmıyorlar. Şeytan sanki hep uzaktaymış, bizim yanımıza gelmezmiş gibi.

Beyonce'nin elbisesi yılan derisi gibi parlak bir kumaştan yapılmış. Artık içinde bir cin olduğunu kanıtlarcasına. Elbisesi boğazdan onu tasmalayan bir modelde. Bu da köle olduğunu belirtiyor.

"Siyah-beyaz-kırmızı" tema "beyaza siyahın gelmesiyle kırmızının ortaya çıktığını" simgeler. Türkçesi de şudur; masum halka şeytanın kötülüğü hakim olunca kan dökülür.

Taht şeklinde koltuklar Şeytan'ın tahtını simgeler. Beyonce bu tahtta oturuyor. Zaten Kuran'da insan-şeytanları olarak geçen ifade tam da onları tanımlamıyor mu? Şeytan'ın tahtına oturup onun görevini seve seve yapıyorlar.

Mide bulandırıcı olmasıyla birlikte zengin muhteviyatlı bir klip.

Şimdi... "Beyonce ve kan, kan, kan" demiştik. Beyonce kırmızı kapıdan çıkıyor. Kırmızı=kan.

Şarkıda düetleri olmamasına rağmen diğer Destiny's Child üyeleri Kelly ve Michelle, bir de Beyonce'nin kardeşi Solange diğer kapılardan çıkıyorlar. Evet tam kadro buradayız diyorlar. Buna biraz kafa yormak lazım. Solange ve Beyonce zaten kardeş, Kelly'yle de kuzenler. Ailesel geniş çaptaki bu masonluğu görüyor musun acaba?

Sol kapılar sarı-kırmızı ve sağ kapılar pembe-yeşil. Bunların da anlamı var.

Efendim, o kırmızı ve sarı kapılar yan yana olması tesadüfen ya da galatasaraylı olduğundan değil. Mickey Mouse adlı bir kahraman var ve bu mickey'nin kıyafeti kırmızı, ayakkabıları da sarıdır. Daha önce söylediğim gibi, sarı vahşiliği simgeler. BETA kedi alterindeki çita deseni sarıdır, vahşiliği simgeler.

Mickey ne alaka diye soracak olursun diye söylüyorum, Mickey Mouse, Walt Disney tarafından oluşturulmuş akıl kontrolü içerikli bir çizgi filmdir. DELTA Programlamasına dahildir. DELTA katil programıdır. DELTA'da da sarı katil olmayı simgeliyor. BETA ve DELTA birleşince öldüren cazibe oluyor herhalde. :)

Neymiş? Sarı ve kırmızı.

Ayrıca pembe-yeşil Mickey DELTA Programı renklerindendir. Renkler programlarda önemlidir çünkü birbirinin zıttı olduklarından kişilik ayrışmasını tetikler. En yaygın renkler de siyah-beyazdır çünkü bu ikisinin tam zıt olduğu en aşikardır. Sizler için hiç üşenmedim ve gittim Minnie Mouse'un resminin renklerini negatif yani tam zıtta çevirdim. O pembik kurdale ve ayakkabılar birden yeşile dönüştü. Zıt renkler yani.

Seri tamamlansın diye genelde Mickey sarı-kırmızı, Minnie de pembe giyiyor. Mickey Mouse Programı hakkında daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak isteyenler ki önerilir, buraya tıklayarak ulaşabilirler.

Neymiş? Pembe ve yeşil.

Son olarak örnekliyorum.

Sarı - kırmızı                                            yeşil - pembe

Dördünün de elbisesi siyah-beyaz ve damalı benzer parçalı elbiseler. Siyah kapının önüne gidiyorlar. Masonluğa giriş sembolik olarak gösterilecek, sembolik ama. Gerçekte 2006'da girmedi beyonce masonluğa. Aileden geliyorsa küçük yaşta olur her şey. Hele akıl kontrolü... Anne karnında bile elektroşok veriyorlar. Neler var neler. Neyse.

Siyah-beyaz şemsiye masonik damalı zemini temsil eder. Masonik şemsiye altındalar yani. Her şey siyah, kötü. Yağmur yağıyor, yani masonluk her yerde.

Herkesin dans ettiği bir yer burası.

'bir el yukarıda diğeri aşağıda' Baphomet tasviri yapıyorlar. Beyaz çizgi de geçtiği sınırın sembolik gösterimi.

Adam yolu kapatıyor, belli ki mekanda kalanlar halktan insanlar. Onlar giremez. Peki nereye giremezler?

Halk onların dansını görür sadece. Kurban olarak seçildiklerini kim nereden bilsin?

Kırmızı ip tıpkı darağacındaki bir urgan gibi. Subliminal olarak oraya koyulmuş, denilmek isteniyor ki çizgiyi geçersen ölürsün. Ouroborosu hatırla. İnsan'ın bir nevi ölümü, onun ruhu yerine cinin ruhunun bedende söz sahibi olması. Yani açık konuşmak gerekirse, yapılacak olan kabalistik kara büyü ile beyonce'nin bedenine cin girecek. Ve artık beyonce değil, cini istediği gibi at koşturacak. Ama dışarıdan bakan herkes bu beyonce diyecek. Hatta o cinin bir ismi bile var. Sasha Fierce.

Beyonce bu iki imajı aynı anda çıkarmıştı. Sağdaki kendisi ve çok doğal görünüyor, kendisi olduğu için bilerek yapılmış. Solda anlayacağın üzere sasha fierce ve farklı görünüyor. Fierce; sert, kızgın, kötü demektir. Ve küçük bir ayrıntı daha, beyonce beyaz giymiş, sasha ise siyah. Kötü olan Sasha. Kaşlarını özellikle öyle yapıyorlar tıpkı şu adam gibi.

Mr. Spock. Onun da kaşları yukarıya doğru. Uzaylı olmayı, yani cini belirtmek için yapılmış bir şey sadece.

Sasha Fierce üzerine biraz daha konuşmak istiyorum. Beyonce'nin çeşitli röportajlarından bir derleme göstereceğim.

"Sahnede ya da televizyonda bir videomu gördüğüm zaman 'Kim bu kız?' diyorum. Bu ben değilim, ben buna cesaret edemezdim." Eylül 2003

"Kendimi korumak için sahne karakterimi yarattım, bu sayede eve gittiğimde yaptığım şeylerin ne olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorum. Sasha ben değilim." Parade Dergisi, 2006

"Sahne dışında Sasha'yla tanışsaydım, ondan hoşlanmazdım." Parade Dergisi, 2006

"Çalışacağım zaman ya da sahnedeyken beni ele geçiren birisi var. Koruyucu amaçla yarattığım bu karakter beni gerçekte kim olduğumdan koruyor." Basın Açıklaması, Ekim 2008. 

"Bir karakter yarattım. Performanslarımda yaptıklarım normalde asla yapmayacağım şeyler. Bir röportajda yapmayacağım şeyleri açığa vuruyorum." Marie Claire Röportajı, Ekim 2008

"Vücut-dışı tecrübelerim var[sahnede]. Bacağımı kessem, düşsem, hissetmem bile. Çok korkusuzum, yüzümden ya da vücudumdan habersizim." Marie Claire Röportajı, Ekim 2008


İlginç değil mi? Yoo aslında hiç de değil. :) Bu tip karakter bölünmesini ortaya döken ünlüler var ama anlayan kim? Mesela;

Beyonce - Sasha Fierce
Lady Gaga - Jo Calderone
Nicki Minaj - Roman Zolanski
Eminem - Slim Shady

Masonluğa girdi diye nitelendirebiliriz bu sahneyi. Saçı da urganla asılmış gibi, ileriki sahnelerde saçını yukarı kaldırıp kendini asmış gibi yapıyor zaten. Arkadaki kristal avize keşfedilmeyi bekleyen alteri/karakteri simgeler. Akıl kontrolünün ilk açık örneğini görüyoruz.

Arkaplan kırmızı, Oz Büyücüsü programda olduğunu gösteriyor.

Kafeste taş gibi gri bir insan var, kölelik kendini hissettiriyor. Beyonce de gri giyiniyor. Hem cin hem de taş kesilmiş gibi olmak aynı anda sembolize edilmiş. Kafeste olduğu için beyonce de önüne gelip ona bakıyor. Çünkü Beyonce de aynı bu kız gibi.

Şimdi görüntü ikiye bölünüyor. Yani Beyonce'nin karakterinin bölünmesinin sembolik gösterimi.

Solda ve sağdaki iki sütunun ortasında dans ediyorlar. Boaz ve Jakin sütunları Süleyman Mabedi'nin girişindeki sütunlardır.

Arkaplan sarıya dönüştü, yine Mickey Mouse mod on. :) Mickey Mouse dansı yapıyorlar. Yani hipnotik ritimli dans. Videoysa video:

Niye de hep gülüyorlarsa, sanki çok komik bir şey var.

Şimdi de arkaplan kırmızıya dönüştü, cinsellik öne çıkarılıyor. Fahişeliği sembolize eden duruşu yapıyorlar. Aslında onlar göz önünde sanki dünya hayatının nimetlerinden faydalanıyormuş gibi görünüyorlar ama gerçekte köleler.

Robotik hareketlerle 'bir el yukarıda diğeri aşağıda' baphomet tasviri yapıyorlar.

Beyonce şarkının bu bölümünde komutlar veriyor, şöyle yap böyle yap diyor. Bu sahnede de 'kafana pat pat vur' diyor. İşin cinsellik boyutuna geldiğini söylerken şaka yapmıyordum. Bunu anlaman için örnek bir resim koyacağım.

Şimdi daha açık oldu herhalde. Bu insanlar, seks kölesi. Kafaya vurmakla neyin kastedildiğini bilmem anlatabildim mi?

Tik-tak yine akıl kontrolünde yer alan ögelerdendir. Mesela herkesin bildiği gibi hipnoz köstekli saati sallamakla yapılır değil mi? Peki neden saat? Çünkü tik-tak sesleri hipnoz edici özelliktedir. Belirli aralıkta ses verir. Hatta işkencelerde şıp şıp su damlama sesi vardır. Sürekli bunu duymak insanı delirtir.
"Şimdi de kameraya poz ver" diyor Beyonce. Monarşi Akıl Kontrolü kölelerine işkencelerle yaşadıkları unutturulur. Hafıza silinir ve yeni bellek oluşuturulur. Yeni anılar ve oluşturulan karakterler için farklı tecrübeler... Bununla birlikte duygular da öğretilir. Nasıl gülümseneceği öğretilir örneğin. Bu sayede köle, artık öğretildiği gibi gülümser.

Şöyle anlatayım, diyelim ki bu kölelerden birisi yalandan gülüyor ama o an yalandan güldüğünü hiç belli etmiyor. Yapmacık bir gülücük değil. Bunun nedeni ona ne zaman ve nasıl güleceğinin öğretilmiş olmasıdır. Kötü durumlarda ya da canlı yayınlarda bir köle olduğunu belli edemez. Bu yüzden artık o bir robot olmuştur. Bu konuyla ilgili bir video ve bir de şarkı sözü paylaşmak istiyorum.

Örnek 1 :

Natalia Kills, Activate My Heart (Kalbimi Çalıştır) adlı şarkısında şunları söylüyor:

"Show me how to love
Show me where to touch
Teach me how to smile"


Türkçesi şöyle:
Nasıl seveceğimi göster bana
Nereye dokunacağımı göster
Nasıl gülümseyeceğimi öğret

Yani Mk-Ultra köleleri duygularını kaybedip tekrar öğreniyorlar. Böylece robotlaşıyorlar. İnsanoğlu, robota can veremedi ama insanı robotlaştırdı. Yaratmayı beceremeyince yaratılanı yeniden yaratmış gibi kendini avuttu.

Örnek 2:

ABD Başkanı Barack Obama, bir sürü kişiyle birlikte fotoğraf çekiliyor ve gerçek olamayacak bir şekilde her fotoğrafta aynı pozu veriyor. Bu o da bir köle olduğu için oldu. Ona sonradan öğretilen gülme yetisini açıkça görebilmek mümkün.

Klibe devam edelim.

Beyonce, 'stop!' yani dur! komutu veriyor ve böyle kalıyor. Bunu yapmakta oldukça başarılı. Gerçek bir cansız manken gibi. İşte Mk-Ultra köleleri aynen cansız manken gibi olurlar.

Bu sahnede görüntü bir normal bir negatif oluyor. Kesha başlıklı yazımda da söylemiştim. Kırmızı ruj sürüyor, tam tersi turkuaz/mavi bir ruj sürüyor. Bu iki cinsiyetin de içinde mevcut bulunduğu anlamına geliyor.

Yani işin aşamalarından birinin de cinsellik boyutu olduğunu tekrar belirteyim. Yani bu insanlar her türlü cinsel deneyimi yaşıyorlar. Nedenleri ise çok fazla. Saymakla bitmez, o nedenle sen kendin düşün.

En solda, Solange'ın da üstünde aynı ouroboros simgesi var.

BETA seviyesinde kölelerin kedi karakterleri çıkar. Mesela 'Kedi Kadın' buna örnektir. Bu kedi karakterleriyle beraber köle vahşilik kazanır. Kediler çok esnektir aynı zamanda. Bu nedenle kölelere kedi gibi esneklik aşılanır.

Yine kedi vahşiliğini gösteriyorlar. Bu sahnede şarkı sözünde beyonce şöyle diyor "like an ally-cat".
Allycat, İngilizce'de ucuz kadınlar için kullanılan bir tabir. Eh, BETA kölelerinin de ucuz olduklarını elbette ki söyleyebiliriz. Onlara fahişelik yaptırıyorlar çünkü. Fahişelik herhalde sadece normal vatandaşlara yasadışı. Devlet için yasalar önemli değil. Devlet isterse fahişeliğe izin verebilir. Devlet zaten bu işi kendisi yürütüyor.

Benim bulunduğum şehirde de böyle yerler var, senin de vardır muhtemelen. Herkes bildiği halde hiçbir şey olmuyor. Devlet buna izin verir, hem kendisi de sütten çıkmış ak kaşık değil. Hem zina yasak olmaktan da çıkarıldı. Evet, devlet kesinlikle fahişeliği destekliyor.

BETA Podyum Programlaması. Birçok örneği de var bunun. Buradaki şarkı sözü:
"Naomi Campbell yürüyüşü yap"

Yani görüldüğü üzere geniş ve kitlesel bir akıl kontrolü uygulanıyor. Naomi Campbell ve Beyonce ayrı ayrı akıl kontrolüne maruz kalmış kişilerdir. Onlar aracılığıyla da halka yansıtılıyor.

Kızın yaptığın hareket de yine esnek BETA kedisine örnek bir hareket. Şarkı sözünde Beyonce şöyle diyor:
"Snaps for the kids"

"Snaps for the kids", İngilizce'de geyler için kullanılan bir kalıptır. Arkadaki ponponlu, göz makyajlı, topuklu ayakkabı ve BETA zebra deseni giymiş gey erkekleri göz önüne alırsak yerinde bir söz olmuş. Her türlü cinsel deneyimden bahsederken tam da bunu diyordum işte.

Tüy, handler'ın varlığını simgeler. Handler, programcı demek.

Ateş sembolizmi. Yani aslında Şeytan'a tapma ayini türünde bir şey. Hatta Şeytan'a tapmanın ta kendisi. Put gibi duruyorlar hepsi akıl kontrolüne maruz kalmış köleler.

Parmağını şıklatıyor. Klip bitiyor. Programcılar da köleyi hipnozdan çıkarırken aynısını yapar. Filmlerden çoğunlukla gördüğümüz şeyler. Aslına bakarsan kafamı kurcalayan şey şu ki bir programcının bilebildiği şeyleri nasıl oluyor da senaristler bilebiliyor ki filmlerden görüyoruz? Biz niye bilmiyoruz da onlar biliyor? Biz de onlardan öğreniyoruz. Yine televizyon aracılığıyla halka yansıtılan şeylerden bir tanesi.


Son olarak şarkının adı "get me bodied". Bu aslında dans edip havaya girmek anlamına gelir. Ancak kelime oyunları şu dünyada en çok yapılan şeylerdendir. Kelimesel olarak çevirirsen, beni ete kemiğe büründür anlamına gelir. Yani cini ete kemiğe bürünmüş hale getirmek. Çünkü cin bir insanı ele geçirebilir. Beyonce'nin Sasha hakkındaki yorumlarını hatırla. Ondan hoşlanmazdım diyor. Kim onu ele geçirip onun gibi davranan ama aslında onun hoşlanmadığı şeyleri yapan birisinden hoşlanır ki?

Mesela düşünsene bir, cin olduğunu. Bir gün büyü yapılıyor ve bir insanın içine giriyorsun. Kimsenin haberi yok. Bunu öyle bir kullanırsın ki, özellikle de Beyonce'nin vücudunda olsan. Bir sürü hayranın olmuş oluyor otomatik olarak. Konserde, sahnede Beyonce'nin vücudunda sen varsın ve hayranların ağzına bakıyor. Sen ne yaparsan ona tabi olacaklar. Ve bunu kazanmak için hiçbir şey yapmadın. O şeytansı cinler için bu büyük bir ödül değil mi? Bu durumda oldukça eğleniyorlardır. Muhtemelen.

Sonuç olarak şunu diyebilirim ki Beyonce de bu düzene bir köle. Yaptıklarından memnun olsun olmasın mühim değil. Herkes sınavda. Bu yazıyı okudun ve şimdi kendin için bir şeyler yapman gerekiyor. Anlamaya çalış ve anladığında boş durma. Dünyayı değiştirip kurtarmak gibi şeylerden bahsetmiyorum. Kendini kurtar. Çünkü kendini kurtaran adam zaten dünyayı kurtarmaya muktedirdir. Akıl sahibi olan anlar. Allah sınava soktuğu kimseyi akılsız bırakmaz. Tek yapman gereken o aklı kullanmak.