Alice Harikalar Diyarında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alice Harikalar Diyarında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Şubat 13, 2013

Akıl Kontrolü Nedir?

Yazdığım konuları ayrı başlıklarda ve bunları da kendi içinde bölüm bölüm almayı uygun gördüm.
Bu başlıkta akıl kontrolünü açıklayan bütün yazıları bulabileceksin. Yazdıkça buraya linkini ekleyeceğim.

Bölüm 1 - Nasıl Geliştirildi?

Nazi ve Monarşi

Bölüm 2 - Program Hakkında Bilgiler

Köle Hayatı






Pazartesi, Aralık 24, 2012

Jessie J - Nobody's Perfect Analizi

Merhaba. Jessie J'in bolca akıl kontrolü ögeleri işlenmiş Nobody's Perfect klibine bir analiz yapıyorum.

Klibin başında karanlıkta bir ev var. Ev, Jessie J'in iç dünyasını bizlere gösterecek. Evin dış kapısında bir karga gaklayarak uçuyor. Karga, gizemli işlerle ilgilidir. Genelde kargalar ölümle ilişkilendirilir, buradaki ölüm masonluğa girişle yaşanan mecazi ölüm. Yeniden doğmuş gibi oluyorsun ya işte ölmüş sayıyorlar kendilerini. Neyse devam edelim.

Arkada yıldırım çakıyor. Yıldırım, yok edicidir. Mitolojide de Zeus'un silahıdır, diğerlerine üstünlük sağlamak ve güç gösterisi yapmak amaçlıdır. Nazi Almanyasında, SS subaylarının da sembolü iki yıldırım simgesiydi. Aynı zamanda yıldırım, akıl kontrolündeki elektroşok kullanımı simgeler.

Bu iki karga ve yıldırım sembollerini birleştirdiğimizde klibin ileriki sahnelerinde nasıl içerikler olacağına dair bir fikir sahibi olabiliriz. Biri ölüm ve gizemi, diğeri ise gücü ve elektroşoku simgeliyor. Şimdilik devam edelim.

Burada şarkı daha başlamadan, Jessie sesini küçük bir kız sesi gibi çıkartarak şöyle söylüyor:
"If you look closely, the eye picks up more than you think."  

"Eğer yakından bakarsan, göz sandığından daha fazlasını seçebilir. "

Masonik işaretlerin birçok kişi tarafından farkedilememesi durumunu anlatıyor. Sanki bir karmaşa varmış gibi görünür görüntülerde ama dikkatle bakarsan aslında görülecek çok şey vardır.



Devam ediyor: "A simple blur becomes something. A light becomes a shape."

"Basit bir bulanıklık, bir şeye dönüşür. Bir ışık, şekle girer."


Bunu söylediği anda beyaz bir at görülüyor. Hayvan totemi olarak pegasus(beyaz at), astral seyahatlarda ruhun taşıyıcısı ve koruyucusudur. Buda'nın da astral seyahatini beyaz bir atla yaptığı söylenir. Şimdi burada Buda falan önemli değil, sembolizasyon önemli. Beyaz atın astral seyahati simgelediğini anlıyoruz.

Beyaz atın simgelediklerini şöyle sıralayabilirim; ışık, güneş, gündüz, dirilik, aydınlanma, diriliş, doğumun habercisi.

 Şimdi sırayla o kelimelerin ne anlama geldiğini tercüme edeyim. Masonluktan öncesi karanlık ile tabir edilir. Yani ışık ile Jessie, masonluğa girmiş. Aydınlanma ise yine masonluğa girişin tabidir. Illuminati de aydınlanmışlar demektir kelime anlamı itibariyle. Diriliş ise şunu açıklar, masonluğa ilk girdiğinde ölmüş kabul edilirsin ve yeniden doğmuş(doğumun habercisi) gibi sayılırsın. Dirilmiş olursun. Ouroboros da bununla ilgili bir semboldür. Bu manada Beyonce analizinde de dirilmek ile ilgili içerik bulabilirsin.
Toparlayacak olursak Jessie J'in aydınlandığı, masonluğa girdiği ve bu evin akıl kontrolü evi olarak iç dünyasını yansıttığını söyleyebiliriz.

Burada sesini normal haline getirip kalınlaştırarak diyor: " A world becomes colorful."

"Bir dünya renklenir."

Çok kez söylediğim gibi, akıl kontrolünde gerçek dünya siyah-beyaz ve hayali dünya renkli gösterilir.
Burada söylediği gibi dünya renkleniyor yani akıl kontrolünde programa giriyor.

Görüntülerde görünen renkli dünya ortaya çıkıyor. Birçok karakter var orada. Mesela ikiz gibi görünen aynı giyimli iki kızdan bahsedeyim. Akıl kontrolü programında ikizlik ile ilgili şeyler vardır.
Akıl kontrolü üzerine çekilmiş filmlerden bazıları programlara isim olmuştur. Bunlardan biri olan Alice Harikalar Diyarında Programında ikiz programlaması vardır. Alice, Harikalar Diyarı'na gittiğinde Tweedle-dee ve Tweedle-dum isimli bu ikizlerle tanışıyordu.

İkiz sembolizminde şu vardır, ikizler birliktedir ama ayrı kişilerdir. Yani birlikteliklerini düşündüğümüz kadar zıtlıklarını da göz önünde bulundurmalıyız. İkizler şunları sembolize eder:


  • Bağlantılılık
  • Paylaşım
  • Anlamak
  • Psişik / Telepatik Bağlanma
  • Benzeşme  
Aslında ikiz olarak gösterilen şeyin zıtlıklarla bağdaştırılmasından anlamamız gereken şudur; masonlukta zaten zıtlıklar üzerine bir felsefe kuruludur. Bunun nedeni ise cinlerdir. Cinler, biz her ne kadar belki de onlardan bihaber yaşasak da bizim hayatımızla birebir ilişkilidirler. Bilinçli Müslüman cinleri de tanımalıdır. Çünkü çoğu kişi cinleri merak edenlere bırak bu işleri gözüyle bakıyor. Ama bu yanlış, çünkü bitkileri ve hayvanları ne kadar tanıyorsak cinleri de tanımalıyız.  Hem onların nefsi ve aklı da var. Bir insanın bir cini merak etmemesi, bir erkeğin bir kızı ya da bir kızın bir erkeği merak etmemesi gibi bir şey herhalde. Sonuçta farklılık ilgi çeker ki masonluk az önce dediğim gibi bu zıtlık baz alınarak kurulmuştur.

Maddelerle psişik / telepatik bağlanma geçiyordu. Telepati, TETA Programlamasında bulunur ve cinler sayesinde olur, çünkü cinler direkt beyne hitap eder. Bir insan ve cin aynı bedende bir olduğunda artık o bedende aynı anda hayat sürerler. Bir ikiz gibi, aynı görünümü paylaşırlar ama farklı kişilerdir.


Arkaplan mor. Mor akıl kontrolünde ayrışmaya hazır kişiliği simgeler, yani program başlıyor. Sonrasında bir baykuş gösteriliyor. Baykuş Bohemian Club'ın simgesi olduğu gibi bilgeliği de sembolize eder. Masonluğa girişiyle Jessie J de bilgelik yolunda adım atmış oldu.

Baykuşların bir alemden diğerine giden ruhların taşıyıcısı olarak simgelenir. Birçok mitte baykuşun, ruha yeraltı dünyasına doğru eşlik ettiği gösterilir. Özgürleşmiş(bedenden çıkmış) ruhu fiziksel alemden ruhlar diyarına doğru taşır. Tabii burada ruhun bedenden çıkması mecazi manada ölümdür, o ölüm de uykudur. Uyku üzerine söylenecek çok şey var sanırım. Ama burada anlatılmak istenen şey bir çeşit astral seyahat. Akıl kontrolünde de astral seyahat vardır, bununla birlikte kölelere yapılan işkencelerden birisi de onu hayali bir dünyaya sokmaktır. Bu dünya bahsettiğim o renklenmiş dünyadır.

Programda köleye kostümler giydirilir, mekanlar ve aktörler hazırlanır. Aynı zamanda köleye elektroşok ve ilaçlar verilir. Köle kendini uykuda zanneder o kadar ağır etkinin altındayken anlamaz. Ama kendine geldiğinde düşünür ve yaşadıklarını çok gerçekçi bulur. Çünkü zaten gerçektir. İşte bu yüzden köleler gerçek ile hayali ayırt edemez hale gelirler.

Bir erkek sesi ise şöyle söylüyor: "Look into my eyes."

"Gözlerime bak."

Bu programcısının Jessie'ye verdiği bir komut. Bu köleye itaat edilmesi için verilen bir komuttur. Köle, efendisi olarak gördüğü programcı ne derse onu yapmak zorundadır. Jessie'nin yüzündeki ifadeye bakınca da bunu anlamak mümkün. 

Ayrıca gözlerime bak derken, gözlerimdeki değişime de bak diyor olabilir. Çünkü gözleri olduğundan daha parlak yeşil. Cinin, insanın içine girmesiyle gözlerinde oluşan değişime dikkat çekilmiş olabilir.











Arkaplanın yine mor olduğunu görüyoruz. Başta söylediği gibi karmaşık görünüyor ama yakından dikkatle bakılınca hepsinin ne olduğu anlaşıylıyor. Masada her türden insan var. Yani karakterler.

Tek göz sembolizmi.






Jessie J'in kıyafetlerine biraz bakalım. Başında sonsuzluk döngüsü işareti var. Aynı sonsuzluk döngüsü yaşlı adamın oturduğu koltuğun yaslanma yerinde de var. Döngü, kölelere hipnoz etkisi verir. Sanki o sonsuzlukta boğuluyormuş gibi dalarlar.

Jessie'nin kıyafetleri siyah-beyaz ayrışım teması üzerine kurulmuş. Ayakkabısının topuğunda da ayrışmış siyah-beyaz var. Ayrıca giydiği ayakkabıların rengi kırmızı. Kırmızı ayakkabıların da akıl kontrolünde yeri vardır. Çünkü Oz Büyücüsü'nde Dorothy'nin giydiği ayakkabılar kırmızı rugandı. Jessie'de de aynı ayakkabılardan var.


Dorothy'nin kırmızı rugan ayakkabıları. Dorothy bu ayakkabıları renkli dünyaya gittikten sonra giymişti, Jessie de renkli dünyaya gidince ayağında bu ayakkabıların olduğunu görüyoruz.

Kölelere yapılan işkenceler arasında kostümler giydirip oyunlar canlandırıldığını yukarıda söylemiştim. Burada da klipte olan şey işte bu. Jessie de bu insanların arasında olduğundan ve hiçbir şey anlamadığından endişeye düşüyor.




















Giydiği elbiseler üzerinde emanet gibi duruyor. Oyuncak Bebek Programlaması da vardır. Sanki o bir insan değil de oyuncak bebek ve ona bu şekilde kıyafetler giydirebilirmişiz gibi. Saçları aynı öyle sabit duruyor. Bir de yakasındaki fiyonk akıl kontrolündeki ögelerden birisidir. Fiyonk puantiye desenli, yine akıl kontrolündeki bir tetik daha.








 Bu sahnenin aynısı Alice Harikalar Diyarında'da var. Büyük bir yemek masası, çaydanlık, garip bakan ve kadeh tokuştururken içeceklerini savuran insanlar. İzlemişsen ki muhtemelen izlemişsindir, hatırlayacaksın.

Aynı çaydanlık kullanılmış. Ayrıca çayı döken kişi çaydanlığa bakmıyor. Tıpkı Alice Harikalar Diyarında'daki Çılgın Şapkacı'nın bakmadığı gibi. Yani Jessie'nin akıl kontrolü için Alice Harikalar Diyarında hikayesi canlandırılıyor aktörler, kostümler ve mekanlar ile.





 Jessie J'in sessiz çığlığını görüyoruz. Kanat çırpıyor çığlığı, umutsuzlukla söylüyor yani.


 Jessie J isyan bayraklarını çekiyor. Bu her köleye olur herhalde çünkü kimse işkenceye katlanmak istemez. O masanın üstüne çıkıp dalga geçercesine hareketler yaptıkça masadaki karakterler de kavga ediyor.

 Kapılar göz şeklinde. Ayrıca burada Jessie J eliyle boynuz işaretlerinden birini yapıyor.
 
 Bir çıkış yolu arıyor. Ama aslında burası aklının içi olduğu için o kapılardan her biri başka bir programa açılacak.

 Ki öyle de oluyor. Kapılardan birine giriyor ve her yer saat dolu. Saatlerin tik-tak sesi hipnoz edicidir.

Alice Harikalar Diyarında'da Beyaz Tavşan elinde bir saat taşıyordu sürekli. Bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Bu rahatsızlık verici bir şey. Köleye de eziyet verir.

Ayrıca tavşan, programcıyı simgeler. Sürekli yorulmadan ve durmadan programcıyı takip etmesi gerektiğinin kodlamasıdır.


 Saatler o kadar hızlı dönüyor ki camları kırılıyor. Bütün bunlar köle için işkence türünden şeyler.

Jessie'nin gözlerinin altına çizilmiş şeyler onun oyuncak bebek gibi görünmesini sağlıyor. Yani Oyuncak Bebek Programlaması. Ayrıca saçlarının altında sarı renk ile iki farklı renk oluşmuş. Yani karakteri bölünmüş, içinde farklı bir karakter daha var.

 Giydiği ceketin üzeri saatlerle dolu. Kendisi de kolundaki saate bakıyor.

 Saat çarkına oturuyor. Saatin renkleri siyah-beyaz-kırmızı. Bu 3 rengin anlamı şudur;
Beyaz - Masumiyet
Siyah - Şeytan'ın gelişiyle gelen kötülük
Kırmızı - Kötülüğün sonucunda dökülen kan

Ayrıca yerde siyah-beyaz damalı masonik tema var. Mason localarının yeri de dama desenlidir.

Arkada pembe flamingo var. Pembe flamingo da Alice Harikalar Diyarında'da olan bir figürdür.

İşte Alice, pembe flamingoyla golf oynuyor.

 Ayrıca o odada kalpler de var. Ama tek tek resim koymayayım şimdi, görüntülere dikkatle bakarsan görebilirsin. Kalpler de yine Alice Harikalar Diyarında'daki Kalpler Kraliçesi'ni simgeliyor.

Elinde kalple Kalpler Kraliçesi.






Yaptıklarının sonucunda bulaştığı kötülük, bu katran benzeri şeyle sembolize ediliyor. Bunu birçok klipte de görebilirsin. Kire bulaşıyorlar, aslında gerçekte de böyle. Ayrıca üstte bir ışık yanıyor. Bu yine cin ve masonluğa atıf. Mesela Rihanna'nın Diamonds analizinde de aynı böyle siyah-beyaz bir ortamda bulunuyordu, kafasının üstünde bir ışık yanıyordu. Siyah-beyaz gerçek dünyayı sembolize eder demiştik.

Yani renkli dünyada yaşadığı akıl kontrolü anlatılırken aslında gerçek dünyada masonlukla pisliğe bulaştığı gösteriliyor. Bizi kandırsalar ve uyutsalar da gerçeği gösteriyorlar, görmesini bilene.

Siyah giyinmiş, kötü bir karakterini görüyoruz Jessie J'in. Kablolara bağlı yani köle. Bir sürü dudak bir şeyler söylüyor. Emir alıyor Jessie, hoşnut kalmadığı emirler.

Elleriyle üçgen yapıyor. "Piramit içinde göz" sembolizmi tamamlanmış oluyor.

Bu sefer de beyaz giyinmiş, iyi bir alteri/karakteri. Zaten başında bir taç var ve "ben aziz değilim" diyor şarkı sözleriyle bu sahnede.

O kapıların hepsinin ayrı bir program içerdiğini söylemiştim. Kurtulmak için olduğunu zannediyordu ama içlerinden birisine girdiğinde daha beter programcıya uyması öğütleniyordu.

Programlarda, her bir karakterin farklı tecrübeleri, hatıraları ve fikirleri vardır. Şimdi kapıları patlıyor, yani hatıraları ona unutturuluyor.

Flaş patlamaları kölelere acı verir ve şiddetle sarsar. Jessie de burada bunu yaşamış ve göstermiş. Ayrıca kişiliği de ayrışıyor bunun sonucunda.

Flaş patlamasının ardından görüntü geriye sarıyor. Kapı düzeliyor. Yani ona hatıraları hatırlatılıyor.

Bu sefer yine beyaz/masum karakteri geliyor. Sonra arkadan konfeti dökülüyor. Bu tür şeyler, örneğin konfeti, uçuşan kuş tüyleri, kar taneleri aynı şeyi simgeler. O da elektroşok sonrası kafadaki hafiflik, uçma ve tutunamama hissidir.

Bu son sahneyi tekrarlamak istiyorum, daha anlaşılır olsun.



Beyaz/masum karakteri oluşuyor.



Karakter hatıraları unutuyor ve bilinçaltına, uykuya çekiliyor.


İşkence yapılıyor. Muhtemelen elektroşok.






Hatıralar tekrar hatırlatılıyor, karakter uyanıyor.





Ve beyaz/masum karakter tekrar geliyor. Ve elektroşok sonrası hafif kafalılık hissi beliriyor.






Yani karakterler süreli olarak uyutulabiliyor. Mesela Jessie gerçekte farklı birisi, belki şarkılarını farklı karakteri yazıyor ama sahneye çıktığında farklı bir karakteri orada bulunmuş oluyor. Ve bizim için bunu anlamak zor çünkü biz programcı değiliz ve bunun inceliklerini bilemiyoruz.

Biz sadece kanalları çevirirken bir şarkıcı şarkı söylüyor diyoruz, ne kadar güzelmiş deyip dinliyoruz falan. Sonra da değiştiriyoruz. Bu yüzden Jessie'nin hayatını, düşüncelerini ve fikriyatını bilemeyiz. Bize burada anlatılan ne ise onu anlarız.



Cam kırılıyor. Cam ve ayna kırılmaları yeni bir karakterin ortaya çıktığını temsil eder. Bu da bir önceki sahneyi tasdik ediyor.

Ziyafet bitmiş, program şimdilik bitti. Fareler arta kalanı yiyor. Jessie de köşeye sinmiş.

Fareler; takılıp kalmayı, uyumu, utangaçlığı ve temizliği simgeler. Şimdi fare pis hayvan sonuçta temizlikle ne alakası var diyeceksin ama şöyle, bir fare sana temizliği zorunlu kılar. Toparlanmanı işaret eden bir habercidir.

Jessie'nin de çorabı yırtık pırtık halde, bu cinsel köleliği simgeler. Yani Jessie artık programın etkisi altına tamamen girmiş ve orada takılıp kalmış.







İlk baştaki gizemli ve mistik ev gitmiş, yerine yanmış ve dumanı tüten eski bir ev görünmü gelmiş. Yani tüm bunlar ilk başta can alıcı renkleriyle gerçekten güzel görünür ama her şey bittiğinde bu akıl kontrolü evine takılıp kalırsın. Olan olduktan sonra gerçekte ne kadar iğrenç bir durum olduğunu anlasan bir faydası olmaz.

Haa bir de söylemeyi unutuyordum, bu evlerin ayrı bir yer gibi gösterilmesinin nedeni de onlara sistematik olarak işkence yaptıkları bir yerlerin olduğunu göstermek. Hani hep Mad House diye bir şey vardır ya. Türkçeye hep Deliler Evi olarak çevrilir ama aslında Çılgın Ev demektir. Yani orası akıl kontrolünün yapıldığı yerdir ve çılgındır, çünkü orası sınır tanımayan bir yerdir.


SONUÇ OLARAK

Jessie J de bu düzende bir akıl kontrolü kölesi. Onların hayatı çekici değil, öyle görünüyorsa bile değil. Parlak bir renk cümbüşü ve ışıklar, birkaç da gülümseme gerçekçi görünebilir ama değil işte.

Ayrıca şarkılardan da uzaklaşmanı tavsiye ediyorum. Kimi insan şarkı, müzik benim hayatım diyor. Bu o kadar yanlış bir düşünce ki açıklama bile yapasım gelmiyor. Bir-iki bırak dinlemeyi, tamamen de demiyorum. O zaman göreceksin ki insan gerçekten de uzaklaşabiliyor. Ve şarkı bizi gerçek dünyadan koparıp hayal dünyasına atmak için yapılan bir şeydir. Yoksa insanların gerçekten de bizi eğlendirmek ve bize hizmette bulunmak için mi bu kadar şeyi yaptığını sandınız?

(İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]

Teganni etmek, şarkı söylemektir. İlk türküyü şeytan tutturmuş yani. Müzik hayatım diyenler müziğin nereden geldiğini düşünsün. Hayatı şeytanlarla sarılı demek ki. Ayrıca şeytanı kendinden soyutlama, şu an bu yazıyı beraber okuyorsunuz. Ve bu korkulacak değil, önlem alınacak bir şey. Ben tavsiyede bulunurum tutmak sana kalmış. Kararlarını sen verirsin, yine kendine etki edersin. İyi akşamlar.

Salı, Ağustos 14, 2012

Rihanna ve İlluminati (3)

Rihanna analizlerinin 3. ayağında Rehab'ı inceleyeceğiz. :) Klipte korkmayın bu sefer Rihanna Tanrıça falan olmuyor. Bu kez bir Monarşi akıl kontrolü kölesi olarak karşımıza çıkıyor.

 Daha ilk sahnede kırmızı araba var. Kırmızı araba, handler yani programcıyı simgeler.

Sonra Rihanna geliyor, ensesinde fiyonk var. Fiyonk akıl kontrolünde tetiktir. Rihanna programa giriyor.

Küpesi ters üçgen. Ters üçgen; su elementini ve dişil prensibi simgeler.

Rihanna yukarıda siyah-beyaz görüntüdeydi. Arabanın olduğu yere gelince ekran renklendi. Araba görüntüde hep renkli. Programdayken renkleniyor her yer.

Tıpkı Oz Büyücüsü filminde, Dorothy programdayken her yerin renkli olduğu,

 Ama programın öncesi ve sonrasında renksiz olduğu gibi. Önceki yazılarda söylemiştim Monarşi akıl kontrolünde programlar filmlerin isimleriyle anılır. Pinokyo, Güzel ve Çirkin, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Deniz Kızı gibi. En çok kullanılan iki program Alice Harikalar Diyarında ve Oz Büyücüsü. Aslında belki sen farketmesen bile hep o iki filmin izlerini görüyorsun.

Programcı motorsikletle geliyor. Henüz program başlamadığı için siyah-beyaz yine.

Pembe flamingolar, Alice Harikalar Diyarında programında var ve kişilik bozulmasında tetik. Arkada bolca pembe flamingo var.

Programcının gelişiyle program başlıyor ve Rihanna da renkleniyor. Şarkı başlıyor. Giydiği kıyafetlerde hep fiyonklar var. Üstteki resimde daha çok belli oluyor.

Küpesinin üst tarafı göz şeklinde.

'Şşş' işareti yapıyor. Akıl kontrolünde yine tetik. Ayrıca sağ gözünü gösteriyor yine tek göz sembolizmi.

Bakın burada ne var? Rihanna'nın "şşş" dövmesi. Kölelere sürekli sessiz kalmaları ve hiçbir şey söylememeleri öğütlenir.

Programcı ile köle arasında cinsellik oldukça fazladır. Bazı kölelerin programcısı sevgilileri ya da kocalarıdır, artık ne diyorsan. Tabii aralarında böyle şeyler geçmesi için illa da sevgili olacaklar diye de bir şey yok.

Bu arada karısı da olabilir programcı ama şöyle düşünmek gerek, sonuçta bir erkek bir kadını kolay idare edebilir ama kadınlar için erkekleri idare etmek kolay olmayabilir. Yine de kadın bir köleyi kadın/erkek bir handler, erkek bir köleyi kadın/erkek bir handler yönetebilir.

Diğer bir sahnede, klipte programcı rolünü oynayan Justin Timberlake karşıdan geliyor.

Justin/programcı yaklaşınca yine görüntü renkleniyor.

Elbisesi ve küpeleri puantiye desenli. Akıl kontrolünde diğer bir tetik daha.

Programcı uzaklaşınca tekrar siyah-beyaz oluyor görüntü. Bu tema sıkça kullanılmış. Monarşi'de köleye verilmeye çalışılan izlenim tam da şu; "Baksana gerçek hayat gerçek ama siyah-beyaz yani çok monoton ve sıradan. Oysa burada yaşadığım şeyler de ona eşdeğer derecede gerçek ve çok renkli yani eğlenceli, coşkulu ve muhteşem." Bunun bir aldatmaca olduğunu söylememe gerek?

Rihanna, programcı gitti sanıyor ama o hep onunla. Programcı aldatmacası. Rihanna tedirgin oluyor çünkü emin değil, yüzündeki ifadeye bak.

Klibin en en en başında Rihanna böylece üzgün duruyordu. Bu renkli mekan Rihanna'nın aklı.

Şimdi de olanlardan sonra programcının Rihanna'nın aklına girdiğini görüyoruz.

Hemen sonrasında Rihanna'nın kişiliğinin bölündüğünü simgeleyen siyah-beyaz giyimini görüyoruz.

Programcı sürekli köleyi izliyor.

Rihanna'nın yeni bir karakteri daha çıkıyor.

Siyah giyiminden onun kötü bir karakter olduğunu anlıyoruz. Pembe flamingolar sürekli kadrajdalar yalnız.

 Alice Harikalar Diyarında'da Alice ve pembe flamingo.

Rihanna onun yanına oturuyor, onu seviyor ama programcı ona bir pislik gibi davranıyor. Bu hep vardır. Programcılar kölelerle ilgilenir, sevgili olur ama daha çok seven taraf hep köleler olur. Çünkü programcı zaten programı verebilmek için köleyle yakınlık kurar, köle ise programcının saf aşığı olur.

Programcı işinin şimdilik bittiğini görüp gidiyor. Rihanna ise neredeyse ağlayacak.

Aslında Justin gittikten sonraki Rihanna'nın yalnız kalıp gözlerini kapattığı o kısa sahne klibin en başındaki sahneydi. Yani program sürekli devam ediyor. Mesela bir seans bitiyor sonra başka bir seans başlıyor, bu şekilde. Tek seferlik değil yani, gidiyor ama gelecek. Zaten programcı köleyi terk etse belki bir şeyler değişecek. Ama sürekli geri döndüğü için ne aralarındaki inişli-çıkışlı kavgalı ilişki bitecek ne de akıl kontrolü.


Şarkının sözleri:
(Bu sefer ingilizcelerini vermeyeceğim çok uzun oluyor çünküm)


Bebeğim, ilk tanıştığımızda hiç böyle güçlü bir şey hissetmemiştim
Sen benim hem aşığım hem de en iyi arkadaşım gibiydin
Hepsi bir arada toplanmıştı üstünde bir fiyonkla
Her şey aniydi, geldin ve gittin
Nasıl takip etsem bilemedim, şoke olmuştum
Bu başımı döndürdü ve şimdi kalbim ölü
Çok boş hissediyorum

Dediğim gibi onun sevgilisi ve onu anlayan birisi gibi, ilişkilerinin güçlü olduğunu hissetmesinin nedeni programcının köleye öyle hissettirmesi. "Fiyonk" kelimesini de kullanmış, fiyonk tetiktir. "Takip etmek" de beyaz tavşanı takip etmektir. Yine Alice Harikalar Diyarında'dan bir tetik daha.

Alice de ortada bariz bir sebep olmamasına rağmen Bay Beyaz Tavşanı takip ediyor idi. Gel gör ki beyaz tavşan programcıdan başkası değil. Yani kölenin takip ettiği kişi beyaz tavşan/programcıdır. Ortada bir sebep yok, programcının baskısı aslında takip etme sebebi. Programcı ister, köle yapar. Tavşan kaç tazı tut. haha :) Şey, aslında pek de komik değil.

Neyse, etrafında dönmek kişiliğin değişimidir. "Başım döndü" demesi bu yüzden. Kalbi de ölmüş, bu Oz Büyücüsü Programı'nda da vardır. Teneke Adam'ın kalbi yoktu. Kölelere hipnotik ameliyat yaparlar. Yani aslında ortada bir ameliyat yok ama hipnozla sanki varmış gibi hissettirilir. Rihanna da bu aşamada kalbinin olmadığını hissediyor.

"Bomboş hissediyor", kölelerin de boş bakışları vardır zaman zaman resimlerinde bize yansıyan.

Kendimi sana verdiğim gibi kimseye vermeyeceğim

Beni nasıl yaraladığını görmüyorsun bile değil mi?
Beni geri getirmek için mucize lazım
Suçlu olansa sensin

Kendini ona vermesi, yani programcının ondan her nasıl istiyorsa öyle yararlanması. "Görmüyorsun değil mi?" diye soruyor, yanlış bir soru. Çünkü görüyor ama normal bir ilişkileri varmış gibi davranıyor. Köle de buna inanıyor. "Mucize lazım" çünkü onca elektroşok, LSD, cinsellik ve şu an saymadığım bir çok işkenceden geçen kölenin eski haline dönmesi için bir mucize olması gerek.

Bunları düşünmemin nedeni sensin
Bu sigaraları artık içmek istemiyorum
 Sanırım hüsnükuruntumun karşılığı bu
Seni kapımdan içeri asla sokmamalıydım
 Bir dahaki sefere gitmek istediğinde
 Gitmene izin vermeliyim
Çünkü su içer gibi içiyorum

 Köleler içine düştükleri dertten dolayı sigara, alkol ve uyuşturucu bataklarına da düşerler. İntihara meyillidirler. Kurtulmak isterler, kurtulamadıkları için unutmak isterler. Unutturmanın yolları da bunlar olduğu için (en azından fiziksel müdahale olarak) bu tip şeylere başvururlar. "Artık sigara içmek istemiyorum" demesi de buna bir örnek. Programcının yüzünden içiyor, istemiyor aslında. "Asla sokmamalıydım" dediğine göre aklı başına gelmiş ve pişman ama başına gelmeden anlamadığın için oluyor bunlar. Son iki satırda yine kavgalı ilişkileri.

Sanki rehabilitasyondayım
Bebeğim hastalığım sensin

Anlaşıldığı üzere bir hastanedeymiş gibi yani akıl kontrolünün uygulandığı yerde. Hastalığı, programcısı çünkü bütün bunların müsebbibi yine programcı.

Lanet olsun, çılgınca değil mi?
Aşktan ayakların yerden kesildiğinde
Her şeyi yaparsın sevdiğin kişi için
Çünkü, ne zaman bana ihtiyacın olsa
Ben oradaydım
Sanki benim favori uyuşturucumdun
Sorun şu ki beni kullanıyordun
Benim seni kullandığımdan farklı bir şekilde
Ama şimdi biliyorum, böyle olmamalı
Gitmen gerek
Kendimi senden vazgeçirmeliyim

 Bu sözler açık herhalde anlamışsındır. Çünkü sözler sürekli kendini tekrar ediyor.
- - -

Monarşi Akıl Kontrolü tetiklerini kalın yazdım, ayırt edilmesi ve akılda kalıcı olması açısından.

Klibi buradan izleyebilirsin. Gerçi izlemene de gerek kalmadı ama.