ayin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Kasım 23, 2013

Rihanna - Şeytan Çıkartması

+13 bir yazıdır.

Merhaba bugün hızlıca yeni bir analiz yaptım. Zaten What Now'ın klip biraz basitli yani çok sembol yok ama yeteri kadar var. Başlıktan anlaşıldığı gibi cinli bir yazı. Korkuyorsan okuma. Okumayanı zorlayamam ya, mouse senin elinde haha :)

Baslayalım.
Bu sahneyi Rihanna'nın kafası olmuş bir milyon olarak açıklayabilirim sanıyorum. Ya da aklımın odaları senle doldu taştı mod on da olabilir. Her halükarda Rihanna bir delirme anı yaşıyor diyebiliriz.

Klibin sahne arkası videosunda Rihanna diyor ki: "Herkes şimdi bir aşk şarkısı klibi olsun diye bekliyor, yumuşak olsun bekliyorlar. Evet yumuşak ama deli bir klip."

Yani bir delilik olduğunu kendisi de onaylamış bulunuyor.

 
Efendim gelgelelim kimi hareketleriyle delirdiğini veyahut ele geçirildiğini gösteriyor. Bir beyin fırtınası oluşturmak gerekirse haunted, demented, possessed gibi terimler kullanılabilir. Yani perilenmiş, sahiplenmiş, musallat olunmuş denilebilir.
 
Örnek olarak The Last Exorcism filminin posteri şekil a'da görüldüğü gibidir. Çünkü Exorcism filmleri izleyenler iyi bilir ki içinde şeytan olan kimseler hep böyle garip hareketlere girerler. Yani cin çarpması dediğimiz olay vuku bulur. Mesela Türk filmi Musallat'ta da spoiler vermek gibi olmasın cin eve geldiğinde tüm bir aileyi çarpıyor, onlara böyle hareketler yaptırıyordu.

Hatta meşhur The Exorcism filminde Emily Rose'un da böyle belinin kırılır gibi olduğu ve daha birçok halden hale girdiği sahneler vardır. Onları koymayayım da bilinçaltınız hepten kirlenmesin.

Rihanna delirdiğini hareket tarzıyla belli etmiş oluyor. Mesela sürekli iki eliyle başını tutuyor.

Klip boyunca sürekli eller kafada, örnek olarak bu kadar koydum aslında daha da var. Zaten klip çıldırma sahneleriyle dolu.

Peki cin insanı nasıl delirtir?

 Onlara böyle olmayan görüntüler gösterebilirler. Mesela bu sahne yine Emily Rose'un filminden. Burada Emily okulda derstedir ve arkadaşına bakınca bir anda böyle bir görüntüyle karşılaşır. (Yalnız ben filmi yıllar önce izledim belki sahneyi karıştırmış olabilirim ama arkada okul görünümü var ve %99 tutturdum gibime geliyor.)

Emily de aynı Rihanna gibi delirmeye başlar ve elleriyle kafasını tutar aynı böyle. Tabii gerçekte arkadaşının yüzü öyle değildir. Sadece Emily'ye öyle görünmektedir. Hani klişedir; "senden başka kimse beni göremez." Hah işte bu durum tam da o. Çünkü cinler insan aklıyla oynayabilir.

Ama öyle sıradan kimselere çok da takıldıkları olmaz. Herkesin bir cini bir kere cepte vardır, çünkü şeytanı vardır. Ama bu durum başka. Şeytanlar kalbe yani imana yönelik hamlelerde bulunurlar. Bu tip musallat cinleri ise beyne atakta bulunurlar. Böylece insanlar delirir ve aklını kaçırırlar. Çünkü gerçek dışı deneyimler yaşarlar.

İşin kötü yani kimse onların gördüklerinin sınırlarını tahmin bile edemediği için onlara "yazık vah vah" gözüyle bakarlar. Bana kalırsa aşılamayacak bir durum değil, ölümden baska her şeye deva varsa bunun da vardır. Ama tabii kolay da değil, yardım alınmadan zor. O yüzden böyle bir olayla karşılaşırsan diye söylüyorum, cinden minden korkma o insana yardım et dua oku ve moralini düzeltecek şeyler yap. Belki aylar sonra geçecek ama illa ki geçecek.

Son olarak da şunu söyleyeyim bu tip ağır vakalar büyü altındaki kişilere olur. Rihanna katıldığı satanik ritüeller sonucu bu hale gelmiş o yüzden. Çünkü sıradan insanların musallata uğrama olasılıkları azdır. Rihanna'ninki ise çok çok yüksektir çünkü içinde olduğu masonik camia büyüyle iç içe okültik bir camia.

 
Kiliseden de bir şey çıkmıyor. Oradaki kadınları da ona böyle gösteriyor. Senin bu haline bak nasıl gülüyoruz der gibi.

Fotoğrafları da korkmayın diye küçüklü koydum. Sadece göz kalemini fazla kaçırmış iki kadın diye düşünüp de korkmayabilirsiniz tabi. :)

 
Rihanna bu klipte çok bariz olarak gözümüze çarpan bir haç takmış. Şeytan Çıkartma filmlerinden görmeye  alışageldiğimiz, sahiplenilmiş kişiye haç tutarak karşı koymaya çalışmak sembolize edilmiş. Böylece bunun bir şeytan çıkartması olduğundan emin oluyoruz.

Rihanna burada duvarın dibine sinmiş oturuyor ya, hah aklında tut bunu.

Aynısını The Exorcism filminde içine şeytan yani cin giren Emily Rose da yapıyordu. Nerede bir exorcism orada duvarın dibinde oturan bir kız.

Şimdi ise biraz renk analizi yapalım. Klip siyah beyaz ana temalı yani bu akıl kontrolünde Alfa seviyesidir. Başlangıç seviyesi.

Bu seviye ilk katılanlara uygulanan seviyedir. Temel ayrışım, kişilik bölünmesi gerçekleştiği için iki temel zıt renkle temsil edilir; siyah ve beyaz. Bununla sembolize edilen anlamlar ise şunlardır;
  • Sen buraya beyaz olarak geldin ama buradan siyah olarak çıkacaksın.
  • Dış dünyada beyaz olarak bilineceksin ama buraya geldiğinde siyah olacaksın.
  • Ve de cinlerle de alakalı olarak; burada siyah olduğun için sahip olduğun asıl beyaz içsel benliğini (cin) keşfedeceksin.
Şimdi bu siyah beyaz konusu uzar gider; Reiki, Yin-Yang, doğu felsefeleri, masonluk, gizli örgütler, tasavvuf vs falan. Bunların hepsinde bu tema vardır. Neden mi? Çünkü bir yol olduğu kesindir. Bütün bilge kişiler bize bir yolun ve bir gizemin varlığından söz ederler. Bu yola ulaşacağın dinler vardır, ya ulaşırsın ya ulaşmazsın önemli olan bu değil. Ama siyah beyaz teması gerçekte de vardır evrende.

Şimdi bununla Lena ne anlatmak istedi diyorsundur. Anlatmak istediğim gerçekte tek bir şıkkın doğru olması gerektiği. Bugün bir Ygs sorusunda doğru cevaba ulaşmak için birçok şık vardır. Ancak bunlardan sadece bir tanesi doğrudur. Diğerleriyle doğruya ulaşamazsın, sadece sonuçlar açıklandığında yanlışı ortaya çıkarmış olduğunu görürsün. Bu çok derin bir konu, başka bir yazıda anlatmayı tasarlıyorum inşallah.

Üstte verdiğim fotoğrafta da kırmızı-mavi renkleri efekt olarak kullanmışlar. Bu onlar gibi olup kan dökmeyi simgeler. Kırmızı-mavi de temel renk ayrımlarındandır.

Bana diyorlar ki renklerin sembol olarak kullanılması saçma çünkü o zaman kullanmaya renk kalmaz. Bu bakılmasıyla hiçbir şeyi göstermeyen bir açı. Daha önceki yazılarımda da söylemiştim. Eğer bir konu işleniyorsa ve o renkler oraya koyulmuşsa anlam taşır yoksa sabah kalkar sarı tişörtünü giyersen bu normaldir. Hiçbir anlamı yoktur.

Şunu da söylemiştim ki sembolizmle filmin sonunu ya da bir sonraki sahneyi tahmin edebilirsin. Şimdi ben kırmızı-mavi ile kan dökülmesinden dem vurdum ya. Sonra ne oluyor? Rihanna eliyle rujunu yüzüne sürüyor. Rujun kan anlamına geldiğini biliyoruz, en azından söylemiştim. Zaten Fransızca'da rouge (ruj) kelimesi kırmızı anlamına gelir.

Demek ki burada renk kullanımı bize sonraki sahnelerde kanla ilgili bir şey olacağı mesajını vermiş. Yani bilinçli olarak kullanılmış.

Sonra Rihanna şarkı sözünün "i just wanna shout" olan yerinde böyle yapıyor. Aslında shout, bağırmak demektir. Ancak burada shot yani vurulmak kelimesine bir atıfta bulunulmuş. Çünkü silahla vurulmuş gibi düşüyor.

Russian Roulette klibinde de silahla vuruluyordu. Çünkü bunların hepsi akıl kontrolünde geçmesi gereken etaplar, testlerdi. Şimdi renk sembolizminin gerçek olduğunu ve nasıl kullanıldığını anladın mı?

Şarkı sözlerine de bir bakalım hazır yeri gelmişken.

  I've been ignoring this big lump in my throat
I shouldn't be crying, tears were for the weaker days
I'm stronger now, or so I say,
But something's missing

Whatever it is, it feels like
It's laughing at me through the glass of a two-sided mirror
Whatever it is, it's just laughing at me
And I just wanna scream

What now? I just can't figure it out
What now? I guess I'll just wait it out (wait it out)
What now? Oh, oh, oh, oh! What now?

Boğazımdaki bu koca yumruyu göz ardı ediyordum,
ağlamamam gerek, gözyaşları güçsüz günler içindir.
Şu anda güçlüyüm ya da sadece öyle olduğumu söylüyorum
Ama bir şey eksik

Bu her neyse, iki taraflı bir aynanın arkasında bana gülüyormuş gibi hissediyorum
Bu her neyse, bana sadece kahkaha atıyor
Ve ben sadece çığlık atmak istiyorum

Ne oldu şimdi? Bir türlü anlayamıyorum
Ne oldu şimdi? Sanırım sadece bekleyeceğim
Ne oldu şimdi? Ne oldu?


Şimdi ben de biraz üzülmedim değil. Sanırım üzüldüğüm üzerine düşünmeyeceğim. İnsan psikolojisi böyle işliyor. Üzüldüğünü kendine unutturursan üzülmemiş gibi olursun. İnsan ancak böyle ayakta dimdik kalabilir.

Rihanna burada iki taraflı aynadan bahsetmiş. Hani şu sen baktığında ayna görüyorsun ama arka taraftan bakıldığında onlar da seni görüyorlar ya işte o aynalardan. Russian Roulette klibinde yine böyle bir ayna vardı.

Arkada handlerı onu kontrol ediyordu. Bu şarkıda handlerlardan ve cinlerden bahsediliyor diyebiliyorum o zaman. Bu arada bilmeyenler ya da tekrar bilmek isteyenler için handler, programcı demek.

Şu an Russian Roulette'ı izledim de acaba onu da mı analiz etsem bilemedim. Sağlam klip doğrusu.

Klipte Rihanna yere düştüğünde şimşek çakıyor. Şimşek çakması elektroşokla özdeşleştirilir. Bundan sonra zaten bir sürü demonik görüntü giriyor haha :)

Tam Tumblr'lık gifler. Neyse bu bir dizi görüntülerden bir tanesi bu mesela. Görüntüleri çok hızlı geçiyorlar. Buradaki hızlı bir yol gösterimi de Rihanna'nın hayatının çok hızlandığını gösteriyor. Belki genel olarak hayatı belki de o anki beyninde her şeyin bir hengameye girmesi olarak izah edilebilir.

Evet favorim sahnem de bu. :)

Hiç hayatında böyle duvara doğru sürünerek saklanacak delik aradın mı? Eğer aradıysan muhtemelen ruh halini anlayabilirsin. Neyden kaçtığını tahmin edebilirsin.

Gösterilen görüntülerden biri de bu gökyüzü. Yani gökyüzüyle çok şey simgelenebilir. Böyle koydum ki en azından klibin anahatı ortaya çıksın. Sen kafanda bir anlam bulursun belki. Tabii sembolizmi biliyorsan.

Burası da orman. Orman kişinin aklını sembolize eder. Ormana girersen, aklına girmis olursun. Nerede karşına ne çıkacağı belli değildir.

Orman görüntüsünden sonra uçuşan kuşlar geliyor ekrana. Yani aklında kuşlar uçuşsuyor demek oluyor. Rihanna'da filmin koptuğu anlamına geliyor.

Diyelim ki akıl kontrolündeki köle bir travma yaşıyor, diyelim ki bu elektroşok olsun ki klipte de öyle gösterilmiş. Elektroşoktan sonra kölede hafif kafalılık etkisi baş gösterir. Travmanın etkisiyle kendini çok kasar sonra da travma bittiğinde yorgun düşer. Böylece kafasının içinde oluşan etki aynı böyle kuşların uçup gitmesi gibi hissettirir. Ya da sıklıkla görüldüğü gibi tüylerin havada uçuşması ya da kar yağması. Bunlar hep aynı "hafif kafalılık" hissinin sembolleridir.

Çizgi filmlerde kafasını vuran bir kişinin kafasında kuşlar döner ya o da aynısı.

Balıkların kaçışması da aynı örneği oluşturur.

Rihanna'nın yaptığı bu hareket gariplikteki son nokta ve klibi çok güzel özetliyor diye düşünüyorum.

Yine bir haç, direkt gösterilip daha bir dikkat çekilmiş.

Kapıya doğru hızlı bir gidiş. Yine hızlılık.

Sonra zincirler gösteriliyor. Muhtemelen o kapı kurtuluşun kapısıydı ama zincirlere bağlı olduğu için gidemiyor.

Ağacın arasında ay gösteriliyor. Az önceki ormanda güneş vardı ama bu karanlık olduğuna göre ay diye düşünüyorum. Gece-gündüz temasıyla da siyah-beyaza vurgu yapılmıştır.

Ve güneş-ay sembolleriyle de cinler kastedilmiş olabilir.

Fütürizmin meşhur sembolü dişli çarklar. Tekrar hızlılığın vurgusu yapılmış.

Yürüyen karıncalar.

Böceğimsi görüntüler. Exorcism filmlerinde böceklerin de bir yeri vardır. Banyoda yüzünü yıkarken bir kafanı indirirsin lavabo böceklerle doludur mesela. Bu gibi sahneler çoktur.

Duvarın dibine çöktüğü sahnede Emily dönünce anlaşılır ki Emily aslında böcek yiyordur. Bu tip iğrençlikler araya sokulmazsa olmaz, çünkü bunlar olmazsa olmazlardır. Iğrendirilmen gerekir. Akıl kontrolü iğrenç işkencelerle doludur. Zaten Emily de böcek yahnisine meraklı olduğu için değil, şeytan onu zorladığı için yiyordu. Yüz ifadesinden de belli oluyor.

Korku filmi gibi klibin sonunu getiriyorlar. Rihanna'nın sahne arkası videosunda konuştuğunu söylemiştim. Bu klipteki tarzıyla ilgili de "red carpet goth" diyor. yani "kırmızı halı goth'u". Goth kelimesinin anlamını vikipedi'den kopyalıyorum.

"Çok başarılı, mutlu, ve rahatsız edici her şeyi yoksayan bir toplumun karşısına, hayatın bütün ikilemleri ile karanlık ve aydınlık, iyilik ve kötülük, ölüm, depresyon, var oluşun anlamsızlığı gibi ögeleri bir nevi kutsayan bu altkültür ikilemler olmaksızın hayatın var olmayacağını kabul ederek, karanlık ve sıradışı bir anlayışla kabullendiği bu ikilemleri kutsar."

Bu demek oluyor ki klipteki siyah-beyaz zıtlık teması bu üzere kurulmuş. Klipte de ikilemler, iyi-kötü zıtlığı ve karamsar bir karanlık var. Rihanna'nın kırmızı halı demesi bunu sanatsal bir şekilde sunması, modaya uydurması anlamına geliyor.

Şu sıralar gündemimde şarkılar, analizler ve cinler var. Bunlarla ilgili yazılar yazacağım. Bir de Eminem'le ilgili yazı yazmayı planlıyorum. Siyasete bir ara verdim, malum Diyarbakır ve dershane meseleleri canımı sıkıyor. Taraf olmak istemiyorum. Taraf olmak sadece tartışmaya fazladan bir adam kazandırıyor. Sular durulsun.

Evet bu yazıda da Rihanna'nın gerçekten akıl kontrolünde olduğunu ve cinler tarafından etki altında bırakıldığını ve kontrol edildiğini öğrenmiş olduk. Herkese kendi kontrolü kendinde olan bir yaşam ve iyi geceler diliyorum.

Perşembe, Kasım 08, 2012

Labrinth ft. Tinie Tempah - HAARP

Merhaba. Bu sefer kısa bir yazı olacak. Ama yine de büyük bir içeriği olduğunu düşünüyorum. Sorduğunuz sorular bana çokça fikir veriyor ve bildiklerimin hepsini anlatma hissi duyuyorum. O yüzden vakit kaybetmeyeceğim. Kafa yorduğunuz için teşekkürler, unutmayın aslında herkes ne yaparsa kendine yapar. İyi veya kötü.

Labrinth ve Tinie Tempah'ın "Earthquake" yani "Deprem" diye bir şarkısı var. Şarkının isminden konu hemen anlaşıldı değil mi? HAARP deprem makinesi.

İşte sözleri.

Ladies and gentlemen
This is something they call
A ground-breaker, breaker...
So let me first apologize
To the shirts and the ties
For your makeup

Beyler ve bayanlar
Bu şeyin adı
Yer-kırıcı, kırıcı
O yüzden öncelikle özür dilemeliyim
Gömlekleriniz ve kravatlarınız
Makyajınız için

 Burada direkt söze girmiş Labrinth. Yer kırıcı demiş HAARP makinesine. Çünkü zaten Haarp de yeraltı ile ilgilidir. Ya fay kırıkları oluştururlar ya da fay kırıklarını tetiklerler.

Cause I'll make you ugly
As soon as it drops
We're on a rampage
Bottles poppin' off
Before you know it
There's rubble and dust
Cause we be crashing it up
Somebody say, "You better run"

Çünkü sizi çirkinleştireceğim
Düşer düşmez
Bir tantana üzereyiz
Şişeler sallanıyor,
Sen her yerin moloz ve toz olacağını
Bilmeden önce.
 Çünkü biz parçalıyor olacağız
Birisi de desin ki "Canını seven kaçsın"

Pek de içten olmayan bir özür diliyor. Şimdi ben burada çok şey söylerim de ağzımı bozmak istemiyorum. Çirkinleştirecekmiş.

Bak, diyor ki sen her yerin moloz ve toz içerisinde kalacağını bilmeden önce biz tantana üzereyiz. Biz biliyoruz diyor yani. Bu bir eğlence şarkısı için derin bir mana sanıyorum. Canını seven kaçsın, kaçacak yer varsa.

Yeah!
I predict an earthquake up in here
Say yeah!
I predict an earthquake up in here
Cause we throw bombs on it, throw bombs on it
Just smash something, yeah mosh for me
Hey yeah!
We can make an earthquake up in here
So here we go, we go

Evet! Burada bir deprem tahmin ediyorum
Evet de! Burada bir deprem tahmin ediyorum
Çünkü üstüne bomba atıyoruz, bomba atıyoruz
Bir şeyleri parçala, çılgınca zıpla benim için
Hey evet! Burada bir deprem oluşturabiliriz
İşte başlıyoruz, başlıyoruz

Normalde depremler tahmin edilemez. Ancak bazı tahmin cihazları vardır, bunların çalışma yöntemi de yer altındaki tansiyonu ölçmek gibidir.Ve deprem vuku bulacağı esnada ancak deprem olacağını anlarsın. Tıpkı bir insanın kapıya yöneldiğinde kapıyı açacağını anlamak gibi. İşe yaramaz.

Ancak burada tahmin edebildiğini söylüyor. Bir senarist, filmin sonunu tahmin etse garip olmaz değil mi? Çünkü kendisi yazmıştır. Hah, aynısı işte. Bomba atmaktan bahsederken de diğer bombalamalardan bahsetmiş olabilir. Ya da fay hattı olmayan yerlerde çatlaklar açıp fay oluşturmak için yaptıklarından bahsetmiş olabilir. İkincisi daha muhtemel.

Başlıyoruz demesi de çok yakında daha büyüklerinin geleceğinin habercisi. Ama bu sizi korkutmasın, sadece korkumuz Allah'a olsun. Allah'tan hakkıyla korkan insan başkasından korkmaz.

Ladies and gentlemen
What you're about to witness
Is no illusion...
And now, we got the bass banging from here to Buckingham Palace
They're all moving
Hey Simon, we're fucking them up
Turning them Syco
Everybody rock
Let's bring the house down to rubble and dust
Cause we be crashing it up
Somebody say, "You better run"

Baylar ve bayanlar
Şahitlik etmek üzere olduğunuz şey
Bir illüzyon değildir
Ve şimdi, buradan Buckingham Sarayı'na kadar gümleyen baslarımız var
Hepsi hareket ediyor
Hey Simon, ağızlarına s*çıyoruz
Onları deliye döndürüyoruz
Herkes coşuyor
Hadi mekanı moloza ve toza verelim
Çünkü biz parçalıyor olacağız
Birisi de desin ki "Canını seven kaçsın"

Haarp, ne bir illüzyon ne de komplo teorisi*. Komplo teorisi, artık dilimizde bir kalıp halini aldı. Bu bilerek lugata yerleştirilmiştir. Boşuna değil. Komplo diye bir şeyin olabileceğini aklımıza soktular. İnanılması güç bir olay karşısında "eh, bu komplo boşversene" denilebilir bu çok önemli bir şey olsa bile. İnanmak konusu en çok oyun oynanılan konudur dikkat et. İster dini inanç olsun ister günlük bir olay olsun. Bazen birisi bir şey anlatıyor, karşısındaki de ona şöyle tepki veriyor, "ay inanmıyorum". Şarkısı bile var. Niye inanmıyorsun aslında mantıken düşünecek olursak saçma. Çünkü anlattığı olay diğeri inanmasa bile gerçek. İşte bunlar kasıtlı hile operasyonları, psikolojik savaşlardır.

Gümleyen baslar diyerek Haarp'in makinelerine atıfta bulunuyor bence. Hepsi çalışır halde. Sonra da küfür etmiş ve beyninin iğrenç bölümlerini gözümüzün önüne sermiş. Yok, biz almayalım Labrinth.

Burası da Tinie Tempah'ın verse'ü, hepsini değil işe yarar kısımlarını vereceğim:

Hey, yo Labrinth, this one's feeling like a straight 10 on the Richter scale, you know
Yeah, fire, fire
We about to set this place on fire
Without a match or lighter
 
Hey Labrinth, bu seferki Richter ölçeğinde rahat 10 şiddetindedir, biliyorsun
Evet, ateş, ateş
Burayı ateşe vermek üzereyiz
Kibrit ya da çakmak kullanmadan

İstedikleri büyüklükte bir deprem oluşturabilirler. Haarp, iyonosfere aşırı düzeyde sıcaklık gönderebilir. Bu nedenle atmosferde bir takım değişiklikler görülür. Fotoğrafla örnek vermeyeceğim çünkü zaten Haarp'i duymuş herkes illa ki örneklerini görmüştür az çok. Kibrit ya da çakmakla değil, Haarp'le yapılacak bu iş.

I predict riots, I predict chaos
I predict people, I predict aaahh!
Disturbing London, got the whole city panicking
I'll be Nostradamus, this my l-l-l-l Labrinth

İsyanlar tahmin ediyorum, kaos tahmin ediyorum
İnsanları tahmin ediyorum, aaahh tahmin ediyorum!
Londra'da karışıklık çıkarıyoruz, tüm şehir panikte
Ben Nostradamus olacağım, bu da Labrinth

İsyan, kaos zaten bu adamların nihai amacıdır. Yok edilmek istenilen kitle bölünür. Nasıl mı? Sağcı-solcu, dinci-kemalist, akp-chp, sünni-alevi, Kürt-Türk, bilmem ne bilmem ne... Sonra iki tarafın birbirine saldırması izlenir. En sonunda ise ikisi de safdışı kalır çünkü zayıflamışlardır. Sağcı ve solcu kendi görüşlerini unutarak sadece saldırganlığı düşünen bir birey haline gelir. İki taraftan birinin diğerine saldırması o kadar aptalcadır ki. Sonunda kazansan bile eline ne geçer? Bu dünyadaki hiçbir insan denk değil. Hep farklılıklarımız var zaten bunu göremiyor mular? Kadın-erkek, siyah-beyaz, köylü-şehirli ve gelenek ve dil farklılıkları. Zaten farklıyız. Bu normali, buna bir de görüş ayrılıkları katılırsa iş çığırından çıkar.

Hiçbir farklılık sorun olmamalı. Aslında farklılıkları sınıfları oluşturmaz, zenginliği oluşturur. Basit bir örnek; sadece beyaz peynir olsaydı diğer peynirlerin güzel tadını nasıl alabilirdik? Beyaz peynir de severim ama kaşar peynir de severim. İkisinden biri üstün de değil ki, ikisini de sevebilirsin.

Londra'dan bahsetmesi hakkında ise 2012 Olimpiyatları konusundaki spekülasyonları bir araştırın derim. Yukarıda da Buckingham sarayı'na dikkat çekmişti. İki kere Londra'dan bahsedip vurguluyor yani. Buradan deprem ve Olimpiyatlar ile ilgili bir yazıya ulaşabilirsiniz. Kısa da zaten.

Nostradamus da ünlü kehanetleriyle meşhurdur. Onun da Tinie'den farkı yok. Bildiği şeyi söylüyor, ileri görüşlü bir kahin oluyor.

Klipten biraz analiz yapayım.

R'nin üzerine yuvarlak olarak getirilmiş, tek gözü temsil ediyor. R harfine gelmesi de Ra'ya atıf olmuş.

Hemen sonrasında piramitler yükseliyor. Böylece piramit içindeki göz tamamlanmış oluyor.

Sol elinde boynuz hareketi.

Eli M şeklinde, bir masonik hareket  bu da. Tek gözünü kapatıyor ve o anda arkadaki bas tam o gözünün yerine geliyor.

Üçgen.

 Labrinth cübbe giyiyor. Bir ritüel gerçekleştiriliyor.

 Bir sürü Labrinth. Hepsi kendisi. Klipte baştan beri beyaz-siyah-kırmızı tema da mevcut. Yani masum insanlara şeytan'ın kötülüğünün isabet etmesi sonucu kan dökülmesi.

 Ortada bir manyetizma mı artık ne dersin bir şey var. Bu depremi sembolize etmiş olabilir, ölçüm cihazlarında da buna benzer çizgiler olur çünkü. Göz gibi de ayrıca.

Ortadaki sunak temsili şeyden Tinie Tempah çıkıyor. Capste tam belli olmuyor ama üçgen yapıyor eliyle.

Üstünde ateşler falan. Tam bir ritüel gösteriliyor.

Yine Ra'nın R harfine vurgular.


* Komplo teorisi hakkında da bir-iki şey söylemek istiyorum. Illuminati kartlarında bu konu da işlenmiş.

Başlıkta 'komplo teorisyenleri' yazıyor. Yani bu kalıp direkt olarak dillere sokulmuş. Aslında İngilizce ama Türkçe'ye de aynen geçmiş değil mi? Ayrıca komplo teorisyenlerinin güçsüz olduğu yazıyor kartta. Evet belki teorisyenler güçsüzdür ama biz teorisyen değiliz. Var olan şeyleri söylüyoruz, inanın bizden korkuyorlar. Kafir korkaktır. Öyle olmasa özel olarak kart yapmazlardı. Korkmadığın kişiyi takmazsın ama onlar bundan bahsetmişler. Her şeyi ince düşünüyorlar çünkü düzenleri çürük bir sisteme dayanıyor. Başarsalar bile (ki başaramazlar) yıkılacak.

Başlık paranoyaklar. Bu paranoyaklık kelimesi de özellikle kullanılır. Doğruyu söyleyeni köyden kovamadıkları için deli ilan ediyorlar. Kartta şöyle yazıyor, "Paranoyaklar bir atağı ya da suikastı müdafaa etmek için tüm gücünü temin ederler. (Felaketler hariç) Onlar yalnızdır, Gizli Üstadlar hariç. Onlar aslında neyin olup bittiğini anlayabilenlerdir. Yine de bu grup hiçbir inisiyatif kullanmaz."

Halkı galeyana getirip istediklerini elde ettiklerini açıkça beyan etmişler. Müthiş bir kart. Çünkü dürüstçe yazılmış. Katilin kurban üzerinde bir mektup bırakması gibi bir şey olsa gerek. Şu Gizli Üstadlar bölümü çok önemli. Üstüne basa basa vurguluyorum. Zannetme ki herkes göründüğü gibi. Aramızda çok casuslar var. Farkına varmaman onların olmadığı anlamına gelmez. Çaktırmadan olayı yönlendirirler. Ve son olarak, bu grup aslından çok ses çıkarır ama hiçbir şey yaptığı yoktur.

Tıpkı Hrant Dink suikastinde olduğu gibi. İnsanlar sokağa döküldüler hepimiz ermeniyiz diyerek. Hrant'ı savunabilirsin ama Ermeniyim demek onların ekmeğine yağ sürmekten fazlası değildir. Bak kartı dikkatlice oku, "atak ya da suikast" diyor. Hrant Dink de bir suikasta kurban gitti. Gidişat yazılmış işte. Parantezde "felaketler hariç" yazıyor. Buna da örnek şu olur, Japonya'da ya da Van'da yapılan suni depremlere halk baş kaldırdı mı? Sokağa dökülüp "Hepimiz Japonuz, Vanlıyız" dediler mi? Hrant bir kişiydi, peki ölen Vanlılar ve Japonlar kaç kişiydi?

Bu spekülasyonlar hızla yayılsın diye Twitter gibi sosyal medyada şok dalgaları oluşturuldu. O tt'lerle de oynanıyor, bunu bilin. Twitter'ın çalışanları kendileri ayıklayıp koyuyorlar oraya istediklerini. Kimse iyiliğine sana iletişim aracı sunmaz. Telefona bile ne kadar para veriyorsun ama dünyada asla ulaşamayacağın kişilere beleş ulaşıyorsun. Bunun ücreti de düşünce tarzın. Değiştiriliyor çünkü. Ve asla senin lehine olmaz. Twitter'a girme demiyorum. Akıllı ol diyorum. Sen bir insansın, şerefinin gereğiyle davran. Her tartışmaya balıklama atlama.

Tüm bunlardan sonuç elde edilemedi. Yine iki taraf kuruldu. Olay örgüsü kuruyorum:

- Hrant suikaste kurban gitti.
- Sloganlarla savunuldu. Hepimiz Ermeniyiz denildi.
- Yıllar sonra Fransa'da Ermeni soykırımı kabul edildi.
- Hepimiz ermeniyiz diyenlere bir savaş başlatıldı adeta.
- Bu iki taraf birbirine saldırdı gerek sözlü gerek fiili. Farketmez. Halk meşgul edildi oyuncaklarla.

Sonuç:
Öyle bir sonuç yok. Hrant hala ölü, Türkler hala yapmadıkları bir soykırımla suçlanıyor.

Kavga etmekle bir yere varılmaz. Laftan anlamayana laf anlatılmaz çünkü.

Yine de çocukların aç kalmadığı ve anne-babaların geleceğe kaygıyla bakmadığı bir dünyada yaşamak istiyorum. Bunun için köstek değil destek olmalıyız. Başarılması mümkün bir şey. Egomuzu biraz yüzüstü bıraksak ve karşımızdakine değer versek neler değişecek.

Herkese mutlu günler.