Gezi Parkı olayını anlattığım yazının devamını yayınlıyorum şimdi. Bu sefer daha küresel bir analiz yapacağım. Ama başlamadan önce bir noktayı yine belirtmek istiyorum ki ben kimsenin yandaşı değilim. İster bozulun ister sevinin fark etmiyor, ben akpli değilim. Hiçbir zaman da olmadım. Erdoğan'la da uyuşan bir dünya görüşüm yok.Ayrıca ağaçlar konusunda demagoji yapılacak son kişiyim. Benim bu hayattaki isteklerimdan birisi de çiçek ve ağaçlarla dolu bir bahçemin olması. Onlarla her gün ilgilenmek düşüncesi bile büyük bir dinginlik, yani aslında bunları konuşmak bile bana saçma geliyor. Hangimizin doğayı daha çok sevdiğine taş atan mı karar verecek? Geçelim.
Küresel analiz, evet. Önemli bir yazı bu bence. İlkinden bile önemli çünkü dünyanın her yerinde bizim başımıza gelenlerin aynısının yaşandığını anlatıyor. Ve bu "hazırlanan süreç" in gerçek olduğuna en büyük kanıtlardan. Ben dikkatli yazıyorum, sen de dikkatli oku.
Bu tip eylemler ilk yurtdışında yapıldığından dolayı ben ilk olarak occupy adı altında duymuştum. Artık herkes duydu occupy'ı ama duymak anlamaya yetmiyor. bu kelime bizdeki eylemlere "diren" adı altında geçti. Aslında occupy, "işgal et" anlamına gelir. Yani halkı kendi ülkelerine saldırmaya davet ediyorlar. Bunu yaparken de hep haklı bir neden buluyorlar.
Sen halksın ve %99'dansın diye ayaklanacak gücün olduğunu sana söyleyenler,
Aynısını Occupy Wall Street'te Amerikan halkına söylemedi mi sanıyorsun?
Senin V for Vendetta masken vardı da,
onların yok muydu?
Senin ünlün geldi de,
onlarınki gelmedi mi sanıyorsun?
Occupy hareketi öyle gezi parkında falan çıkmadı. Birçok ülkede bu hareket var. Google'ı aç ve "occupy herhangi-bir-ulke-ismi" yaz karşına gerçekten de çıkar emin ol.
Ülkemize Brezilya'dan, İngiltere'den, Almanya'dan vs. destek geliyor. Sen de unutuyorsun. Hemen kapılıyorsun ve unutuyorsun. Neyi mi?
Milletler, düşmanlığı unutmaz. Irkçı falan olmana gerek yok. Nasıl Yunanlıları denize döktüğümüzü kahramanlıkla anlatıyorsun değil mi? Neden şimdi bu ülkeler birden dostun kesildi? Yok İtalyan spiker de birkaç ağaç için mi sorusuna "Onlar Türk!" diye cevap vermiş. Varlığını da Türk varlığına armağan etseymiş iyiymiş. Onlar art niyeti olmadan kimseye su bile vermez. Ülkelerin diplomatik çıkarları uğruna ne kılıklara girdiğini de burada ben anlatmayayım. Biraz uluslararası ilişkiler araştırması yapın.
Ben sadece söylerim, dinlemek sana kalmış.
Hiçbir siyasi olaydan her ne hikmetse(!) uzak kalmayan Madonna tabii ki taksim için sevgilerini ve desteğini dile getirmiş. Elin yumruk oluşuna dikkat.
“Türkiye’deki şiddeti durdurun. Sevginin devrimine başlayın. Tolerans eşittir insan hakları ve saygı.”
Şimdi sen istedin ya hemen durduracaz bak, gerçekten. Yaa bir de "sevginin devrimi" şeklindeki isim tamlaması ilgini çekti mi? Devrim ne alaka acaba? Acaba(!)...
#prayforturkey ❤🙏
— Miranda Kerr (@MirandaKerr) June 2, 2013
"Türkiye için dua et. qalpqalpqalp"
Çok samimi ve içten bir dua oldu, amin. Arkadaş bir de melek ya oradan da bir artısı var herhalde.
Tilda Swinton adlı oyuncu, "Dünyanın değerli vatandaşları, şu anda polis, hükümeti herhangi bir protesto edişte İstanbul vatandaşlarına vahşice saldırıyor." yazılı kağıtla poz vermiş.
Çok üzülmüşsün kıyamam. Ee peki sonuç? N'oldu kurtulduk mu? Yabancıların duymasına falan gerek yok ki bu yerel bir sorun değil mi? Niye yurtdışından destek alıyoruz ve rezil ediliyoruz? Arakan'daki, Doğu Türkistan'daki ÖLDÜRÜLEN insanlar için ne yapmış bu sanatçılar?
Peki, ortaya bir varsayım atacağım. Diyelim ki ben bir vatandaşım ve istanbul'da yaşıyorum. Baktım Taksim'de böyle böyle olaylar olmuş. Artık okuduklarıma dayanamıyorum ya da gaza mı geliyorsam, ben de modaya uyup meydanlara çıkıyorum ve parkımı savunuyorum. Powerpuff Girls yine dünyayı kurtarıyor ve sonra aradan belirli bir süre geçiyor, internette occupy hareketlerini araştırıyorum ve bakıyorum ki farklı nedenlerden ötürü bir sürü ülkede occupy hareketi var.
Ve eğer her şeye balıklama atlamayıp interneti sadece otlanmak için kullanmıyorsam bakın hangi bilgilere ulaşabiliyorum.
![]() |
| occupy yapılan ülkeler |
Bu arada aklıma geldi de Fransa'da Ermeni Katliamı kabul edildiğinde bazıları demişti ki Avon satın almayın da Fransızların aklı başına gelsin. Bunu ciddiyetle söylediler de bence güzel bir espriden ibaretti. Avon'un parası Yahudiye gidiyor Müslümanları öldürecekler deyince sorun değildi de bizim üzerimize iftira atılınca mı sorun oldu? Hayır Müslümanlar ölsün de bizim alnımıza leke sürülmesin.
Seks işçisi de orospular herhalde, demek ki artık orospulara da saygı duymamız gerekiyor. Sadece kadınlardan bahsetmiyorum.
Bizde de şöyle bir şey var; eylem yapmaya üşeniyorduk ama hazır madem eylem yapmışken ağaçlardan çıkan konuyu kürtaj, içki, lgbt gibi konulara bağlayabildik ve bütün eylemleri aradan çıkarttık. Hiç fena değiliz. Ben size bir şey söyleyeyim de inanın, yakında Türkiye'de eşcinsel evliliği serbest bırakılacak. Bu kadar. Zinayı suçtan çıkartmak hadi neyse ama eşcinselliğe izin veren Müslüman bir hükümet olamazdı Akp. İmajı çizilirdi. Halkı mecbur bırakabileceğin bir siyasi parti her gün ayağına gelmiyor ne de olsa. Şimdi baskı ortamı da oluşmuşken her şey hazır.
Bilgim yoksa bilgilendirin ama Erdoğan'ın homofobik bir söylem ya da tavrı mı var? Yoksa anayasal haklar için Erdoğan'a bir yüklenme mi söz konusu? Bunları gerçekten soruyorum çünkü ben homofobik bir yaklaşım bulamadım. Her neyse zaten her şey birden ortaya çıkabilir. Mesela ne zaman başörtüsü özgürlüğü konusunda siyasetten bağımsız bir söyleşiye girsen birden karşına eşcinsel hakları dayanır. Sanki eşcinsellerle bir zorun varmış, konunun alakası varmış gibi. Tamam zoru olanlar da var ama bu devlet değil, devlet lgbt'ye karşı değil.Tabii Müslüman olanların eşcinselliğe karşı çıkacağı beklendiği için ortaya atılır bu laf. Ama hayır benim eşcinsellerin hayatına bir kastım yok. Ben eşcinsellik olgusuna karşıyım. Normal olan eşcinsellik olsaydı daha farklı bir yaradılış haritamız olurdu diye düşünüyorum. Kimisi bilime dayanarak genetik olduğunu söylüyor, varsın olsun. Eşcinsel doğmak ve hissetmek doğal, çift cinsiyetli doğmanın doğal olması gibi. Ancak eşcinsel ilişkiye girilmesi günahtır. Tanıdığım bir Müslüman eşcinsel ilişkide bulunsa ortak inancımız gereği onu uyarırım ama tabii ki öldürmem ve hayatıma devam ederim. Kuran'daki Lut Kavmi kıssası aleni yapılmasına karşıdır. Bulduğunuz yerde öldürün demiyor Allah. Günahın aleni veya kişisel olmasıyla orantılı bir şey bu.
Eşcinsellikten çok eşcinsellik özendiriciliğine karşıyım. Asıl mesele de bu zaten. Bir kimsenin eşcinsel olması değil medya aracılığıyla eşcinsel propaganda yapılması çok daha yanlış bir şey. Tüm bu akıl kontrolünde her şey aynı doğrultuda gider. Zaten daha öncesinde size masonlukta/akıl kontrolünde her cinsle her türlü ilişkiye girildiğini söylemiştim. Herkesin de doğuştan eşcinsel yönelimi yoktur ya. Düzcinselleri de sapık yapmak ve midesi ile diz kapağı arasına sıkışmış bir nesil oluşturmak için tüketime dayalı bir propaganda yürütülüyor. Tabii eşcinsellik özendiriciliği de bunun ayaklarından birisi. Lgbt'yi de kendi çıkarları adına kullanıyorlar uzun lafın kısası.
Aşk örgütlenmekse, Pkk bir tür Aşk Tanrısı olmalı.
Mesela benim anlayamadığım Diyarbakır ne alaka? Diyelim ki İstanbul'da çok Diyarbakırlı yaşıyor, tamam. Peki neden Kürtçe? Sonuçta mesaj vermek istiyorsan adamın dilinde konuşursun. Bence bu çok ilginç. Siz de düşünün. Bir tür ırkçılık falan da yapmıyorum, zaten sorgulamaların altyapısını anlayamayanlar bilindik tabirlere başvururlar hey seni ırkçı diye.
Mesela konusu açılmışken bir örnek vermek istiyorum. Başbakanın çapulcu kelimesi çok eleştirilmişti değil mi? Kefili değilim şahsının ama aslında başbakan şundan bahsediyordu;
Çapulcu = Anarşist
Hiç kaleyi içeriden fethetmek diye bir şey duydunuz mu?
Başbakan yaptığı şeyler ne olursa olsun tabii ki arkaplanda dönen dolapların farkında. Her siyasinin olduğu gibi. O nedenle bu işi kimin başlattığını da biliyor. Ya da sonuçlarının ne olacağını. Yoksa Irak'taki insanların ölüm kapısını açıp da Mısır'dakileri Rabi4 ile selamlama çelişkisinin başka açıklaması olamaz.
Neyse bu "çapulcu" kimseler halktan (ki kesinlikle sıradan vatandaştan geliyor olmayacaklardı) gibi görüneceklerdi ama halkın aleyhinde işler yapacaklardı. Bayrak yakmak ya da esnafı zarara uğratmak gibi mesela. Zaten eylemin kendisi halkın aleyhine.
Alın size sözüm ona devrimin yapıldığı bölgeden kapitalist görüntüler. Kapitalizm biziz zaten. Bankaları yok etsek bile başka bir ekonomik köleliğe bağlı kalırız. Çünkü her şeyden kendine pay çıkaracak insanlarız artık. Kapitalizmin bir canavar olma günleri bitti, bırakın ismi biraz daha yürüsün. Artık hepimizi birer fırsatçı paragöz canavar yaptığı için ona ihtiyaç yok.
Kapitalizmi giderecek şey de Komünizm değildir. Hoşlanmayanlar olursa daha hoş olur benim için ama ben ikisine de karşıyım. Bu senaryoyu ilk defa görmüyoruz. Efendim Doğu Bloğu vs. Batı Bloğu, Rusya vs. Amerika. Bunları gördük çoktan. Ne işe yaradılar daha fazla insanın ölümünden başka? Ama durun en heyecanlı olan bu kısmı en sona bırakacağım. Önce bir ısınalım.
Madem Bay V'nin buram buram Vendetta kokan maskesine denk geldik bırakın da yazayım gerçekte ne olduğunu. Bahse varım ergenler bilmez.O maskenin gerçek yüzüne sahip olan insan Guy Fawkes diye bir adam. Meşhur filmi V for Vendetta'dan da bilindiği üzere parlamento binasını 1605'te yıkmaya çalışmış. Ancak başarısız olmuş.
Şimdi bu adamın amacı İngiltere'ye Katolik görüşü geri getirmek için hükümeti devirmekti. Yani meşru hükümete karşı olan bir kimseyi tanımlayan kavram Fawkes için de geçerliydi. Neydi o kavram? Anarşist?
Vatan haini olarak da nitelendirilen bir adam olan Fawkes nasıl olmuş ise Alan Moore diye başka bir adam tarafından çizgi roman haline getirilmiş. Tabii vatan haini olmak başka devrimci olmak başka. Neden? Çünkü öyle. Çünkü devrimciler halktan yanadır ve hükümet halktan değildir. Meclisler halktan gelen millet'vekilleriyle doludur ama onlar yine de halk sayılamazlar çünkü onlar kötüdürler. Kötüdürler ve Neptün'den gelmişlerdir. Öyle.
Sonuç olarak Wall Street'ten tut da bebeğim Arap Baharı'na kadar herkes bu maskeyi kullandı. Ama durun, Aman Allah'ım o arkadaki resimdeki adam illuminati!!!!!!!!!
İşte bu da çoğu insanın bir aptal göze odaklanıp devrimi görmezden gelmesinin tek cümlelik parodisiydi.
V'nin filmini gerçekten bu bülogda analiz etmek isterdim ancak üşeniyorum ve daha önemli şeyler olduğunu düşünüyorum. Zaten her neyi düşünüyorsam ondan daha önemli bir şey olduğunu da düşünüyorum. Bunları da geçecek olursak V meselesini kapayacağım. Filmin en bilindik sahnelerinden olan bu sahnede V şu yazının önüne geliyor. Meali ise; "Birlikten doğan kuvvet, inançtan doğan birlik". Kimse çıkıp da buradaki inanç yani faith kelimesini mesela özgürlüğe inanç olarak kaale almasın. Faith kelimesi öyle bir kelimedir ki diğer her şeyin iflahını keser ve tek bir anlama odaklanır. O da dini bir inançtır yani bizdeki tam karşılığıyla "iman" kelimesidir.
Şimdi bu dini inanç Yahudilik tabii ama her taşın altından çıksın diye aradığım Yahudilik değil. Ne demiş Erbakan, "Biz her taşın altında Siyonizm vardır demiyoruz ama Siyonizm de hiçbir taşın altını boş bırakmaz."
Diğer yandan unity yani birlik kelimesinin de masonlar tarafından sıkça kullanıldığını bilenler bilir. Bu onların birbirine sürekli birader/kardeş diye hitap etmelerinin ve ne olursa olsun yardım etmelerinin bir tezahürüdür. Birlik içerisindedirler. Amerikan dolarından tanıdığımız kartalın üstünde ne yazdığına bakın. Latince "e pluribus unum", yani "birlikte çoğalmak ve çoğalarak birleşmek". Anlayacağın birlik halinde her yere yayılmak. İşte V'nin imanı bu.
Yazının altındaki iki çizgili haçın gözünüzden kaçmadığını umuyorum. 33. dereceye ait masonik bir simgedir ve anlamını muhtemelen Demirel benden iyi bilir ve fakat yine de söyleyeyim ki V'nin arkasına aldığı bu simge onun kim olduğunu ve neye hizmet ettiğini açıkça belli ediyor. Clarifies.
Yani misal ne var V özgürlük için savaşıyor. Peki o halde neden o maskenin altında bir fikrin yaşadığını söylüyor? Bu sadece İngiliz parlamentosuna karşı yapılan bir fikir hareketi değil. Çünkü Guy Fawkes'un orijinal eylemi Katolisizmi geri getirmek için yapılmıştı. O halde Hollywood'un V'sinin de Katolik olduğunu mu söyleyeceğiz? O faşizme karşı savaşıyordu. Peki o zaman o hiç ölmeyen fikir nedir? Anarşi mi? Ben derim ki anarşist olabilirsin ama anarşistsen asla iktidar olamazsın. Yermekten değil de açıklığa kavuşturmaktan bahsediyorum. Çünkü sürekli yıkmaya programlanırsan nasıl kurmayı öğreneceksin? Clarified.
![]() |
| Filmdeki faşist lider. |
Siyah-beyaz ise zıtlaştırmak, kutuplaştırmaktır. Dünyada faşizm hüküm sürdü şimdi sıranın Komünizme gelmesi planlanacak. Neden hep ikiye bölünüyor her şey? Zıtlık olmalı, siyah-beyaz. Dindar-Kemalist gibi, Türk-Kürt gibi. Aslında çok normal geçinmesi gereken insanlarız ama bir gün dindarlar bir gün Kemalistler kullanılıyor. Çünkü bu kavramlar da kasıtlı olarak üretildi. Kemalizmi öne süren ilk kişinin bir Yahudi olduğunu biliyor muydun? İsmi Moiz Kohen ama Tekin Alp olarak er meydanına çıkmış bir kişilik. Tekin Alp he? Ağır Türk hem de Atatürk'ü seviyor ne zarar gelebilir ki öyle birinden? Bizden gibi görünüp bizi bölmesinin haricinde diyorum...
Bir de filmde medyayı devirmeye çalışıyordu V. Televizyon yayınlarını hackliyordu. Benim eylemler süresince gülmek istediğim bir şey oldu. O da insanların medyanın yanlı olduğunu söylemeye başlamasıydı. Yeni farketmişlerdi herhalde çünkü bugüne kadar onlara hizmet ettiğinden dolayı olsa gerek kimsenin sesi çıkmıyordu. Neyse bakın ben normal kimselere laf atmıyorum. Sen de %100 vatandaşsındır ve eyleme kendi fikirlerinden dolayı katılmış olabilirsin ama bu herkesin senin gibi olduğu anlamına gelmez. Yok kırmızılı kadınmış yok bilmem ne. Bunların hepsi kasıtlı.
Herkes bir anda aktivist oldu. İsrail'in Mavi Marmara'da şehit ettiği vatandaşlarımız için ne yaptınız? Yılların direnişi İntifada'yı kaçınızın ruhu duymuş? Ne diyordum; medya. Medya taraflıdır ve tarafı da Siyonizmdir. Akp, Chp ya da cCc değil. Siyonizm nasıl bir oyun isterse kepçe kazanı öyle karıştırır.
Geçen Redhack'in filmini mi ne çekmişler ona biraz baktım da. Neyse fikirlerimi aktarmadan nesnel yaklaşırsam anladığım kadarıyla hahaha Müslüman değiller ve "100 Yıl önce içinde şeytan var diyenler bugün amblem yaptı. Haliyle bizi anlamaları için 100 yıl daha beklememiz lazım." şeklinde bir konuşma şirinlemişti içlerinden bir arkadaş. Sanırım burada "ampulün içinde şeytan olduğunu" söyleyen kesim İslami kesim oluyor ve Akp onların torunu olarak görülüyor. Sonuçta 100 yıl önce bu sözü Erdoğan'ın söylemesine imkan yok.
Haa bir de Müslümanlar geri kafalı değiller ampulün içinde şeytan olduğuna inanacak kadar aptal değiller ki öncesinde de kandil kullanılırdı. Onun da mı içinde şeytan vardı? Ayrıca en iyi bildiği şey şirin çileği toplamak olan arkadaşlarımızın konuşmadan önce araştırmalarını ve asıl içinde şeytan olduğu tartışılan şeyin ampul olmadığını öğrenmelerini tavsiye ederdim.
Hem ben de olsam ampul diye simge seçmem orası bambaşka bir konu zaten. Ama Akp yönetiminden hoşnut değilsin diye de tüm bir İslam alemini salak yerine koyamazsın. En doğrunun sen olduğun düşüncesine kapıldığın için de ampulü icat eden aydın kitleyi de sen temsil edemezsin. Teşekkürler.

Neyse bu konuyu da geçersek nihayet asıl bahsettiğim ve geleceğimi söylediğim konuya geliyorum. Gerçekten de okuduğuna değer.
Öncelikle girizgah yaparsam daha iyi olur, Albert Pike diye adam var. Üst düzey bir Siyonist kendisi. Ağır mason, ağır luciferian falan filan... İşbu satanist adamın yıllar önce kaleme aldığı bazı planları aşağıda alıntıladığım yazıdan okuyabilirsin. Biraz tanıdık gelecek. Bir de önemli gördüğüm yerleri de highlight yaptım, Türkçesi neydi bunun? Vurgulamak. Vurguladım.
Evet şimdi de hikayenin yaşanmamış sonucundayız. Şaşıranlar olabilir, ben ilk gördüğümde hiç şaşırmadım. Çünkü hiçbir şey tesadüfi değildir, dünya savaşları da pek tabii kurgulanmıştır. Franklin Roosevelt'ın de dediği gibi; "Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirsiniz."
Albert Pike'ın yazısında vurguladığım yerlerle ilgili de birkaç bir şey söylemek istiyorum. Lucifer'dan aldığı mesajlarla tüm bunları yürürlüğe koyduklarına göre ilk çıkarımımı söylüyorum;
- Tüm bu şeylerin arkasında Şeytan'ın olduğu bir gerçek.
Her şey son düzen için yapılıyor. Tüm savaşların nedeni güçlü Amerika değil. Güçlü Avrupa ya da güçlü Çin değil. Bunlar birer vasıta. Dünyanın dört bir yanında harıl harıl çalışan üst kademedeki biraderlerin amacı Tek Dünya Devleti. Tek Dünya Devleti gelirse ne olacak peki, bizler hamster değiliz ya? Onun cevabı da şu oluyor güzelim;- Tek dünya devletinin amacı aslen Yahudilerin vaadedilmiş topraklarla başlatacağı, ve başlangıçta Rab Yehova'nın planının sonlandırılacağı son zaman başlayacak. "Altın Çağ" Çünkü Yahudileri Rab seçmiş falan filan. Çünkü Rab diğer milletlerden nefret etmiş. Ama Rabb'im ben sana ne kötülük ettim ki? :((((( ahaha
Bütün akımları tek tek bitiriyorlar, bunlar işe yaramaz düşüncesi tüm dünyada baş gösteriyor plana göre. Mesela faşizmin işe yarayacağını düşünenimiz var mı? Oysaki bu bir ara çok modaydı ülkeler hep diktatörlükle yönetiliyordu. Soru geliyor, tek bir kişinin mutlak hakimiyetinin zıttı nedir? Herkesin eşit olması; komünizm.
- Komünizme ihtiyaç var, o yüzden şirinlememizi istiyorlar. Son çare "eşitlik" olmalı. Ben adaleti, eşitliğe yeğlerim.
Ve din alanı... Din muhteşemdir değil mi? İnsanlara onu olumlu veya olumsuz göstererek olumlu veya olumsuz her amaca kullanabilirsin. Din, bulunmaz Hint kumaşı gibidir. Şimdi bir de insanlar dinin istismar edileceğini biliyorlar ya, o yüzden;
- Din varsın olmasın. Böylece inançlarımızı sömüremezler. Şey gibi bu; bütün paramızı sokağa atalım, böylece eve hırsızlar giremez. Akşama ne yiyeceksin?
Ve nihayet dinler silindiği gibi dinsizlik de silinmeli. Çünkü temelde aslında din, vardır. Haa ama yani kimin dini artık bu? "Yahudilik mi?" mesela ilk akla gelen. Yok onlar da değil. Neymiş? Satanizm, Lucifer'ın ışığı. (Yahudi alimleri olan Rabbiler ve kıdemli Sanhedrin, Satanist'tir.)- Evet, repeat after me; tüm bu şeylerin arkasında Şeytan'ın olduğu bir gerçek.
Demek ki neymiş Şeytan gerçekten de bize oyun oynuyormuş. Şeytan ambalajcıdır a dostlar. Hep yeni bir paket çıkarır karşına. Peki sen her gün yeni kıyafetler giymek istedin de hiç eskidi la bu diye bedenini çöpe attın mı?
İslam, Orta Çağ'da kaldı pufffs çok eski, banal diyenlere de bir haberim var. Biliyor musunuz, Orta Çağ'ın sonunu getirip Yeni Çağ'ı açan da İslam'dı. Peygamberin müjdelediği bir Fatih vardır tanırsınız çok sevdiğiniz şehrinizi size açan? Ha işte o Müslüman'dı. Ve İslam'daki o pek beğenmediğiniz cihad adına fethetti orayı. Bilginize.
Son olarak; Erdoğan'ın faşizminden(!) söz edileceğine Erdoğan'ın şu yönünden bahsedilsin.
"Dine uymayan idareciler zuhur edince, anarşi çıkar, millet birbiriyle boğuşur." [hadis/Beyheki]























.jpg)
(1).jpg)

























